Aziz Sancar’ın İki Sözü

Değerli okurlarım, son yazımda size 1960 yılından başlayarak yaz aylarında Bingöl’ün ve Dersim’in dağ köylerinde yaptığım halk müziği derlemeleri üzerine aklımda kalan izlenimleri anlatma sözü vermiştim. Fakat bu sözümü şimdi yerine getiremeyeceğim. Çünkü, bu iki ilimizin köylerinde yaptığım derlemelere ilişkin çok iyi sakladığım notlarımı evde nereye koyduğumu hatırlayamadım. Merak etmeyin, bulacağım. Ama bu konuyla ilgili yazımı biraz ertelemiş olacağım, kusuruma bakmayın.

       Bugün size, Doğulu bir yurttaşımız olan Prof. Dr. Aziz Sancar üzerine yazacağım.

       Bildiğiniz gibi, geçen yıl Aziz Sancar Nobel Kimya Ödülü’nü alınca tabii ki çok sevindik. Sancar, DNA’nın kendini yenileme gücüyle ilgili çok önemli bir bilimsel gerçeği aydınlatarak kanser tedavisi ve hücre onarımı konusunda çığır açacak bir buluşun sahibi olarak tarihe geçti. Ödülü aldıktan sonra yurdumuza geldi ve yaptığı bir konuşmada ülkesinden söz açtı. Türkiye’de yetişip süreç içinde uluslararası düzeyin doruğuna ulaşmış bir bilim adamı olduğunu vurgulamak için şöyle dedi:

       “Türkiye’de çok iyi öğretmenlerimiz vardı. Bu ödülü, memleketime ve Cumhuriyet devrinin başlattığı eğitime borçluyum.”

       Ardından ekledi:

       “Türkiye’de bilime gerekli önemin verilmesi gerekir.”

       Bütün bu sözler çok açıktır, ama biz yine de çıkardığımız sonucu yazalım:

       Prof. Sancar, Güneydoğu Anadolu’nun ücra bir köşesinde doğmasına karşın, başlangıçta “Cumhuriyet dönemi”nin sağladığı öğrenim olanaklarıyla Nobel Ödülü’ne kadar uzanmıştır. Ama ne yazık ki, bugün Türkiye’de bilime önem verilmemektedir.

       Onun bu sözlerini, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun geri kalmış birçok yöresinde doğan, ama “Cumhuriyet devri”nin sağladığı olanaklarla yetişmiş olan aydınlarımız çok iyi anlayacaktır.

       Aziz Sancar, Mardin’in adı pek duyulmamış olan SAVUR adlı ilçesinde 1946 yılında doğmuştu. Açık söyleyeyim, Savur adlı bu ilçeyi ben, Aziz Sancar sayesinde ilk defa duydum ve öğrendim.  

       Sonuca bakalım:

       Böylece Nobel Ödüllü Sancar’ın Cumhuriyet döneminde gördüğü öğrenimi ve günümüzde “bilime yeterince önem verilmediği” konularındaki görüşünü öğrenmiş bulunuyoruz.

       Aziz Sancar doğruları dile getiriyor, biz de onunla gurur duyuyoruz.



28 Eylül 2016 09:59