12 EYLÜL DARBESİNİN 39. YILDÖNÜMÜ: ACILARLA DOLU BİR TARİH

Türkiye'de yakın tarihin en acı olaylarına sahne olan 39 yıl önce bugün 12 Eylül darbesi yapılmıştı. TBMM'nin kapatıldığı, anayasanın rafa kaldırıldığı, binlerce insanın hayatına malolan, binlerce insanın vatandaşlıktan çıkarıldığı 12 Eylül hakkında bilinmesi gerekenler...

18

39 sene önce 12 Eylül 1980 gününde yaşanan darbenin yıl dönümü. Türkiye’yi en çok yıpratan olayların ilk sıralarında yer alan darbelerden biri olan 12 Eylül darbesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi. Anayasa uygulamadan kaldırıldı. İşte acı dolu 12 Eylül 1980 darbesinin detayları…

12 EYLÜL DARBESİNDE NELER OLDU?

12 Eylül Darbesi sonrasında Kenan Evren ve kuvvet komutanlarından oluşan Milli Güvenlik Konseyi 1983 genel seçimlerine kadar Türkiye’ye ilişkin tüm kritik kararları aldı. 1980 ihtilali ile Süleyman Demirel’in Başbakan olduğu hükümet görevden alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi lağvedildi. Anayasa uygulamadan kaldırıldı.Siyasi partiler kapatıldı, parti liderleri gözetim altında tutuldu, yargılandı. Türk siyasetinin yeniden tasarlandığı ve yaklaşık dokuz yıl süren askeri düzende, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

Dönemin başbakanı Süleyman Demirel, eşi Nazmiye Demirel, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, eşi Rahşan Ecevit, aynı uçakla Hamzakoy’a götürüldü.

Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı. 517 kişiye idam cezası verildi. 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi. 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı. Sıkıyönetim komutanlığı operasyonlarda ele geçirilen silahlar hakkında açıklama yaptı.

“POLİSLER BİZİ ALMAYA GELDİĞİNDE ŞAKA SANDIK”

12 Eylül darbesi mağdurlarından bir tanesi de sanatçı Müjdat Gezen’di. Gezen o günlerde yaşadıklarını şöyle anlattı; “Ben çakıl gazinosunda komedyenlik yapıyordum Perihan Kutman ile program bitti ve birden kapıya 4 tane sivil arkadaş geldi. `Müjdat bey emniyete kadar gitmemiz gerekiyor´ dediler. Ben şaka zannettim önce, sonra cebinden kağıdı çıkardı ve benim yazdığım ve Savaş Dinçer´in de çizdiği`Çizgilerle Nazım Hikmet´ kitabı hakkında gözaltı kararı olduğunu söylediler. Sonra tamam dedik, bindik gittik ama gidiş o gidiş. Sonra mahkeme var dediler 21, 22 gün sonra çıktık. Ben o dönem ekmeğimden oldum, çalıştığım yerden oldum, param kesildi. Radyoda program vardı kesildi. Senin ne hakkın var benim ekmeğimle oynuyorsun. Ne yapmışım ben, kitap yazmışım. Neymiş Kenan Evren´in sevmediği bir adam olan Nazım Hikmet´in hayatı ile ilgili kitap yazmışım. Ben de seni sevmiyorum şimdi ne olacak. O yüzden bunlar, cumhuriyetleri, devletleri, halkları geri götüren eylemlerdir, bunlardan kaçınmak lazım. Barış içinde sevgi ile yaşamak gibisi yok. O yüzden bence 12 Eylül´ün de anılacak yeri yoktur”

“BU TÜR HAREKETLERİN DAİMA ZARARI OLMUŞTUR”

Müjdat Gezen 12 Eylül´ün benzerini 15 Temmuz´da da yaptıklarını belirterek, Ne oldu yani bu girişimin yararı mı oldu Türkiye´ye. Bu tür hareketlerin daima zararı olmuştur. Bir ülkenin halkının kendi emeği olan uçaklar, Türkiye Büyük Millet Meclisi´ni bombaladı. Bu işin fazla izanı yok o yüzden. Bu tür girimleri tasvip etmek demokrasilerde ayıpla karşılanmalı. Demokrasi görünümü altındaki yapılan her hareketi de ayıp karşıladım. Bu ülkeye ve bu ülke halkına iyi şeyler vermek için, onları mutlu etmek, güldürmek, biraz da düşündürmek tebessüm ettirmek için hayatımı verdim. Türkiye daha iyi olacak, mutlaka daha iyi günler göreceğiz. Çünkü başka çıkar yolu yok. Bu evrimdir neticede. Bak Kenan Evren yargılandı mesela. Üstelik 90 yaşındayken yargılandı. O yüzden tarihten de biraz ders almak lazım”

YAŞI BÜYÜTÜLÜP İDAM EDİLDİ

Zekeriya Önge’yi öldürdüğü gerekçesiyle hüküm giyen Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi Erdal Eren sadece 16 yıl, 3 ay yaşadı. Ağabeyi Erkan Eren, Erdal’ın Mamak Askeri Cezaevi’nde tutuklu kaldığı dönemde gördüğü ağır işkencenin izlerine tanık olduğunu dile getirmiş, Erdal’ın idam edildiği tarihte yaşının 18′den küçük olduğunu belirtmişti.

12 Eylül darbesinin mimarı, dönemin Genelkurmay Başkanı olan 7′inci Cumhurbaşkanı Kenan Evren “asmayalım da besleyelim mi?” sözünü Erdal Eren için söylemişti ancak sonrasında bu söz binlerce insana mal edilmişti.

12 Eylül darbesine ilişkin süren yargılamada Evren’e davanın 22 Kasım 2012′deki duruşmasında Erdal Eren’in posteri gösterilerek “Tanıyor musunuz?” diye sorulmuştu. Evren “Tanımıyorum” der gibi başını sağa sola sallayınca, “Erdal Eren sizin ‘Asmayalım da besleyelim mi?’ dediğiniz devrimcilerden biriydi” denilmişti.

Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi ve Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi olan Eren, yine Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği üyesi ve ODTÜ öğrencisi Sinan Suner’in 30 Ocak 1980’de MHP’li Bakan Cengiz Gökçek’in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürülmesini protesto etmek için 2 Şubat 1980 günü düzenlenen gösteride gözaltına alınan 24 kişinin arasında yer almıştı.

Gösteri sırasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge’yi öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Erdal Eren, yargılanarak 19 Mart 1980 tarihinde idama mahkûm edilmiş, Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan karar, 13 Aralık 1980’de Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde infaz edilmişti.