AYM’DEN KILIÇDAROĞLU’NUN BAŞVURUSU İÇİN KARAR

Anayasa Mahkemesi, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, bir gazetede yer alan haberle ilgili başvurusuyla ilgili kararını verdi.

46

Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararına göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, Yeni Akit Gazetesi’nde 2011’de yayımlanan “CHP, cami düşmanı” başlıklı haber ile “Demedim mi ben size, Kılıçdaroğlu bir projedir” başlıklı köşe yazısında “kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu” gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Başsavcılık, söz konusu haber ve köşe yazısını, “basın özgürlüğü çerçevesinde bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama hakkı içerisinde” değerlendirerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın da aynı gerekçeyle reddedilmesi üzerine CHP, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Yüksek Mahkeme, söz konusu başvuruyu, “şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez buldu.

AYM kararının gerekçesinde, “Demedim mi ben size, Kılıçdaroğlu bir projedir” başlıklı köşe yazısında birtakım incitici sözlerin yer aldığı belirtildi.

Yazarın, köşe yazısındaki “kaset artığı Kemal Kılıçdaroğlu” ifadeleriyle Kılıçdaroğlu’nun eski genel başkanın mahrem görüntülerinin ortaya çıkmasıyla genel başkan seçildiğini, “Kılıçdaroğlu’ndan bir cacık olmayacağı anlaşıldı” ifadesiyle ise bundan beklenen başarının yakalanmadığını ima ettiği kaydedilen gerekçede, haberde ise CHP’li belediyelerin camilere yönelik tasarruflarına yer verildiği aktarıldı.

“ELEŞTİRİLERİ ÖNGÖRMESİ GEREKİR”

Genel Başkanlığa seçilmesinin öncesinde yaşanan olaylar dikkate alındığında, Kılıçdaroğlu’nun ağır eleştirilerin gelebileceğini öngörmesi ve buna hazırlıklı olmasının beklendiği ifade edilen gerekçede, şu değerlendirmede bulunuldu:

“Başvurucuya yöneltilen şikayet konusu sözler, yeterli bir olgusal temeli olduğu görülen değer yargısı niteliğindeki ifadelerdir. Nitekim ilk derece mahkemesi de söz konusu haberin değer yargısı taşıyan bir yazı olduğunu belirtmiş, basın özgürlüğü kapsamında kaldığını değerlendirerek içeriğinde eleştiri sınırlarını aşan bir ifade tespit etmemiştir. Kılıçdaroğlu ve CHP’nin bulundukları konum itibarıyla kendilerine yöneltilen eleştirilere karşı cevap verme konusunda oldukça geniş imkanlarının bulunduğu kabul edilmelidir. Ana muhalefet partisi ve onun lideri olarak başvurucuların haklarında değerlendirmeler yapılacağını, ağır eleştirilerde bulunulabileceğini öngörmeleri ve demokratik çoğunluk açısından bunlara daha fazla tahammül etmeleri gerekir. İki olayda da ifade ve basın özgürlükleri ile kişinin manevi bütünlüğünün korunması hakkı arasında adil bir dengenin kurulduğu, derece mahkemesinin takdir yetkisine müdahale etmeyi gerekli kılacak bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

AYM’DEN ÖZHASEKİ VE ZEYBEKCİ’NİN BAŞVURULARINA DA RET

Öte yandan Anayasa Mahkemesi (AYM), AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” gerekçesiyle açtıkları davaların reddedilmesi üzerine yaptıkları başvuruyu da “kabul edilemez” buldu.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Kılıçdaroğlu, Özhaseki’nin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu 2011’de İzmir’de düzenlediği bir mitingde, Kayseri’de yolsuzluk ve rüşvet iddialarında bulundu.

Özhaseki’nin, söz konusu konuşmayla ilgili Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada, mahkeme, “sarf edilen sözlerin eleştiri sınırlarını aştığı, kişisel haklara saldırı niteliğinde olduğu”na hükmetti.

Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi mahkemenin kararını bozarak, “konuşmanın eleştiri sınırları içerisinde olduğunu, kişilik hakkı ihlalinin kabul edilemeyeceği” hükmüne bağladı.

Yargıtayın bozma kararının ardından, yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesi üzerine Özhaseki, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Dosyayı inceleyen Yüksek Mahkeme, şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna hükmetti.

Kararın gerekçesinde, “Başvuruya konu olayda eleştiriyi dile getiren kişinin bir siyasetçi ve özellikle ana muhalefet partisi lideri olduğu unutulmamalıdır. Demokratik bir sistemde siyasetçilerin birbirlerini eleştirmeleri halka hizmet etme yarışının bir parçasıdır. Dolayısıyla bir siyasetçinin, herhangi bir belediyede yaşanan olaylar hakkında görüşlerini açıklamasının demokratik bir siyasetin doğal bir sonucu olduğu kabul edilmelidir” ifadeleri kullanıldı.

NİHAT ZEYBEKCİ’NİN BAŞVURUSU

Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin ise 2012’de partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “kişilik hakkını ihlal ettiği” gerekçesiyle Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı dava reddedildi.

Kararın, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nce onanması üzerine Zeybekci, konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

Yüksek Mahkeme, şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle Zeybekci’nin başvurusunu kabul edilemez buldu.

Kararda “ifade özgürlüğü”ne vurgu yapılarak, şu görüşe yer verildi:

“İfade özgürlüğü, özellikle seçmenlerini temsil eden, onların taleplerini, endişelerini ve düşüncelerini politik alana aktaran, çıkarlarını savunan seçilmiş kimseler için büyük önem arz eder. Bu nedenle politikacıların, halkın siyasi görüşlerine katkıda bulunma ve kitleleri aydınlatma görevleri de göz önüne alınarak mahkemelerce bu kimselerin açıklamalarına ancak istisnai olarak müdahale edilmesi uygun olacaktır.”