‘BAYKAL TARİHE GEÇECEK BİR KONUŞMA YAPTI’

    3

    İşte Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları:

    ”Cumhuriyet zor şartlar altında kuruldu. Atatürk’ün cumhuriyet kurulduktan sonra bir sözü vardır, 1923’te şöyle der: Milletimizin başına gelen bütün felaketler kendi iradesini başkasına vermekten kaynaklanmıştır. Bu kadar acı tecrübeler geçiren milletin bundan sonra egemenliğini tek kişiye vermesi mümkün değildir.

    DENİZ BAYKAL TARİHE GEÇECEK BİR KONUŞMA YAPTI

    Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez. Şimdi gündemimizde bir anayasa değişikliği var. Önceki genel başkanımız Deniz Baykal tarihe geçecek bir konuşma yaptı. Milletvekillerimiz çok büyük çaba sarf etti.

    Çok partili hayatı bu ülkeye getiren partiyiz. Demokrasinin gelişmesini isteyen bir partiyiz. Bizim adımıza konuşan, tarihe not düşen önceki genel başkanımız CHP’ye yakışan bir konuşma yapmıştır.

    Biz her türlü düşünceye saygı gösterirken herkese saygı gösterirken temel felsefemizin demokrasi olduğunu kimsenin unutmamasını isteriz.

    YARGI BAĞIMSIZ DEĞİLSE HAKLAR GÜVENCE ALTINDA DEĞİLDİR

    Bir ülkede yargı bağımsız değilse haklar güvence altında değildir. Benim hak arama güvencem anayasa teminatı altında olmalıdır.

    Yine bazı vatandaşlarımız diyebilir ki ‘bir kişiye yetki verelim yönetsin, kavga dövüş de olmaz.’ Dünyada yetkilerin tek elde toplandığı kavgasız dövüşsüz bir örnek yoktur.

    En son örneği Hitler’dir Almanya’da. Seçimle gelmiş bütün yetkileri eline almıştır. Hitler sadece Almanya, Avrupa değil bütün dünyayı kana bulamıştır.
    Ve Almanlar yeni anayasa yazarken direnme hakkını yazmışlardır.

    Anayasalar elbette değişir. En güzel örneğini vereceğim. Rahmetli Ecevit’in başbakanlığı döneminde 38 madde değişmiştir. Anayasa uzlaşma komisyonu kurmuş her partiden eşit sayıda temsilci vermiştir komisyona.

    OHAL VAR, KİMSE KORKUDAN KONUŞAMIYOR

    OHAL var. Kimse korkudan konuşamıyor. Her an herkes tutuklanabilir. Herkesin her an mal varlığına el konabilir. Anayasa değişikliği yapılacak TBMM’nin etrafında TOMA’lar, kamyonlar. Ne oluyor? Savaş mı var? Böyle bir ortamda anayasa değiştiriyoruz.

    Üniversiteler, rektörler, hukuk fakülteleri, barolar konuşamıyor. Dün Ankara Baro başkanı açıklama yapacak kıyamet kopuyor. Bu ortamda biz anayasayı değiştireceğiz diyorlar.

    ANAYASADA NE DEĞİŞECEK KİMSENİN HABERİ YOK

    Anayasada ne değişecek kimsenin haberi yok. ”TV’lerden canlı verin” diyoruz ”vermeyiz” diyorlar.

    20 TEMMUZ’DA SİVİL DARBE YAPILDI

    15 Temmuz kontrollü darbe girişiminde sonra 20 Temmuz’da sivil darbe yapıldı. Kimse unutmasın bunu. 20 temmuz sivil darbe tarihidir.

    Bir darbe dönemi yaşıyoruz. OHAL kararnameleri ile TBMM’nin vermediği yetkiler kullanıldı. TBMM devre dışı bırakıldı. 12 Eylül darbe döneminde bile bunlar olmadı. Yargı tamamen siyasi iktidara teslim edildi. Üzülerek ifade edeyim Anayasa Mahkemesi bile siyasi iktidara teslim edildi.

    NEDEN ŞİMDİ?

    Şimdi diyorlar ki yeni anayasa yapacağız. Neden şimdi yapıyorlar?

    Her darbeden sonra darbeciler anayasayı değiştirmişlerdir. Şimdi aynısını yapıyorlar.

    16 Temmuz’da Meclis’e geldim, parlamenter sistemin güçlendirilmesi gerektiğini söyledim alkışladılar. Yenikapı’da aynısı söyledim alkışladılar. Bildiri yayınladık onu da alkışladılar.

    Ne oldu da şimdi parlamenter demokratik sistemden vazgeçip totaliter sisteme geçiyoruz.

    Kendi geleceklerini güvence altına almak için bu anayasa değişikliğini yapıyorlar: Zannediyorlar ki yaptıkları yolsuzlukları, insan hakları ihlallerini unutacağız.

    ATATÜRK’E VERİLMEYEN BİR YETKİ BİR KİŞİYE VERİLECEK

    Ne yapmak istiyorlar? Yüzde 51 ile seçilen cumhurbaşkanına milletin yüzde yüzünü temsil eden TBMM’yi feshetme yetkisi veriyorlar.

    Milli iradeye ihanettir bu. Mustafa Kemal Atatürk’e verilmeyen bir yetki bir kişiye verilecek. Üstelik Türkiye’yi felakete sürükleyen bir kişiye verilecek. Üstelik PKK, FETÖ, IŞİD, El Nusra’nın kandırdığı bir kişiye verilecek bu.

    Bu, milli iradeye ihanettir. Buna ‘evet’ diyen kendisine oy veren vatandaşa ihanet etmiş olacaktır.

    NEYİNE YETMİYOR CUMHURBAŞKANLIĞI

    Nasıl oluyor da hem tarafsız olacaksın, hem partili olacaksın. Neyine yetmiyor Cumhurbaşkanlığı. Bu ülke seni belediye başkanı, genel başkan, Başbakan, Cumhurbaşkanı yaptı. Bir değil 5 uçak verdi 1100 odalı Saray verdi. Daha ne istiyorsun arkadaş otur yerinde. Tarafsız davrandığı sürece saygı duyduk. Kendisinden istirham ettim, ‘Ne olur şu tasarıyı geri çek ülkeyi böleceksin’ dedim.
    Niye kavga edelim. Türkiye’nin bu kadar derdi var illa bu mu olacak? Tarafsız ama partili cumhurbaşkanı aynı zamanda kendi partisinin milletvekillerinin hepsini belirleyecek. Bu sorun sadece Erdoğan sorunu değil Türkiye’nin geleceği sorunu. Başbakanlık tamamen kaldırılıyor. Türkiye tarihinde kendi ipini çeken bir başbakanla karşılaşmış olacağız.

    AMAÇ, TBMM’Yİ CUMHURBAŞKANLIĞI’NIN ARKA BAHÇESİ HALİNE GETİRMEK

    Güvenoyunu kaldırıyorlar. Neden? Çünkü diyorlar ki “Bu Meclis 2. sınıf. Bunlardan güvenoyu almaya gerek yok.” Böyle bir anlayış olabilir mi?
    Amaç ne? TBMM’yi Cumhurbaşkanlığı’nın arka bahçesi haline getirmek. Gazi Meclis. Kurtuluş Savaşı’nı yöneten Meclis. 15 Temmuz’da üzerine bomba yağarken darbecileri püskürten Meclis. Bu milli Kurtuluş Savaşı’nın ruhuna ihanettir.

    TÜRKİYE SÜREKLİ BİR OHAL DÖNEMİNE GİRİYOR

    Gensoru da kalkıyor. Bütün vatandaşlarıma sesleniyorum. Kul hakkına saygı duyuyorsan bu anayasaya karşı çıkacaksın.
    Milli Kurtuluş Savaşıyla gazi unvanını alan Meclis’i itibarsızlaştırmak istiyorlar.
    Cumhurbaşkanı’na KHK çıkarma yetkisi veriliyor. Yani Türkiye sürekli olarak bir OHAL dönemine giriyor. Türkiye bunu hak ediyor mu?
    Milletvekilleri kendi vicdanlarıyla oy kullanmalıdır. Çocuklarının geleceği için oy kullanmalıdır. Birilerine yalakalık için oy kullanmak bir milletvekiline yakışmaz. Çünkü o milleti temsil ediyor.