CHP YDK’DAN YILMAZ ATEŞ KARARI

CHP Yüksek Disiplin Kurulu, Ankara İl Başkanlığı tarafından kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettiği eski Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş hakkında ilk kararını verdi.

237

Yüksek Disiplin Kurulu dün Uğur Bayraktutan başkanlığında CHP Genel Merkezi’nde olağanüstü toplandı.

Toplantıda Ankara İl Disiplin Kurulu kararıyla partiden ihraç edilmesi talep edilen Yılmaz Ateş’in savunmasını aldı.

Ateş’in Yüksek Disiplin Kurulu’na yaptığı savunmada şu görüşleri dile getirdiği öğrenildi:

ÇARPITILMIŞ SÖZLER: Sanıyorum, bugün huzurunuzda bulunmam isimsiz, imzasız dilekçede cımbızlanarak alınan çarpıtılmış sözlerimden ötürüdür.

KONUŞMANIN ÖZETİ: Programın konusu ‘’ Barış Harekatı ve Suriye’deki Gelişmeler’’di. 3 saat 45 dakikalık programın ‘’ Terör Örgütlerinin Bölgemize, Ülkemize ve Demokrasiye Verdikleri Zarar’’ın tartışıldığı bölüm 42 dakika sürdü. Bu bölümde yaptığım konuşmanın özeti şöyledir:
“Terör Örgütü’nün 2010 yılında partimize kurduğu kaset komplosuna yönetim olarak dik duramadık. MHP dik durdu, Fener Bahçe dik durdu, kendilerini tebrik ediyorum. Bu konuda söz söylenemeyecek tek örgüt, CHP örgütüdür. Ama Genel Başkan Yardımcısı olarak içinde yer aldığım yönetim, mücadeleyi göze alamadı, terör örgütüne teslim oldu. İktidarı ile muhalefeti ile siyaset kurumu bu komploya teslim olmasaydı 15 Temmuz Darbe Girişimi olmazdı.” Bu sözlerimin, içinde bulunduğum yönetime eleştiri – özeleştiriden öteye bir anlam taşımadığı açıktır.

20 YIL YÖNETİCİLİK YAPTIM: SHP’den başlayarak CHP’de devam eden 31 yıllık siyasi hayatımın 20 yılı yöneticilikle geçti. Mahalle delegeliğinden başlayarak Ankara İl Sekreterliği, İl Başkanlığı, Parti Meclisi Üyeliği, üç dönem milletvekilliği, TBMM Başkanvekilliği, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı, Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundum.

HEP DEMOKRASİDEN YANA OLDUM: Hayatım boyunca Türkiye’nin kuruluş, kurtuluş felsefesine, Demokratik Laik Cumhuriyet İlkelerine, halkın iradesine saygılı yaşadım. Bu değerlerimizi tehdit eden uygulamalara karşı çıktım. Terör örgütlerine karşı; ülkemin birliğinden, bütünlüğünden, insan hak ve özgürlüklerinden, demokrasiden yana oldum. Yöneticiliğini yaptığım örgütlere ve partime sızmalarına seyirci kalmadım, mücadele etmeyi tercih ettim.

MAKAM MEVKİ İÇİN GELMEDİM:
Dikkatlerinize sunduğum üzere; makam, mevki için CHP’ne gelmiş biri değilim. Özel, meslek ve siyasi hayatım, yaşam ilkelerim, dünyaya bakışım, demokrasi anlayışım, Cumhuriyet Halk Partisi değerleri ile önemli ölçüde örtüştüğü için Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir nefer olarak yer aldım.

İNCİTİCİ VE ACI VERİCİ: Huzurunuza gelmeme neden olan İl Disiplin Kurulu kararı benim içinde, partim içinde tıpkı “Makamından Atatürk’ün fotoğrafını indiren Milletvekili”, “Saraya giden CHP’li” olaylarındaki süreç gibi incitici ve acı vericidir.

RED EDİLDİ: İl Disiplin Kurulu’nda 13.11.2019 saat 14.30’daki savunmamdan sonra yapılan oylamaya katılan 8 üyeden 4’nün İl Yönetimi’nin talebi yönünde, 4 üyenin de reddi yönünde oy kullandığı görülmüştür. Bu kararla; Tüzüğümüzün 70. Maddesinin 7.fıkrasına göre hakkımda istenen ceza ret edilmiştir. Ertesi gün (14.11.2019) Disiplin Kurulu Başkanı Sayın Canip Kara’yı arayıp “Bundan sonra ne yapacaklarını” sormam üzerine, “Efendim bir – iki gün içinde yeniden toplanıp bir değerlendirme yapacağız.” dedi.

ORTAYA ÇIKARIN: Fakat tarafıma gönderilen metinde kararın 13.11.2019 tarihinde alındığı belirtilmektedir. 24 sat içinde ne olmuştur ki, karar 7’ye bire dönüşmüştür. Hangi eller, hangi güçler nasıl bir rol oynadı ki, saygın bir kurul, gerçek dışı beyanda bulunarak 14 Kasım’da alınan karar, 13’ünde alınmış gibi gösterilmiştir. Kurulunuzun bunu ortaya çıkarmasını diliyorum. Ortaya çıkarılmalıdır ki; yargı bağımsızlığı için verdiğimiz “Hak, Hukuk, Adalet” mücadelemizin samimiyetine milletimizi inandırabilelim.

GÖLGE DÜŞÜRÜR: Partinin yürütme organı, parti içi yargının saygınlığını korumak durumundadır. Sayın Genel Başkanın sık sık “Kulağından tutar atarım. Kapının önüne koyarım.” Söylemleri, yürütmeyi de yargılama yetkisine sahip Yüksek Disiplin Kurlu ile İl Disiplin Kurullarımızın saygınlığına ve kararlarına gölge düşürmektedir.

YETKİ DİSİPLİN KURULUNDA: Son yapılan Parti Meclisi toplantısında konu ile ilgili tartışma sırasında ”Benim Sayın Genel başkanı arayıp görüştüğüm, savunmamı gönderdiğim, Sayın Genel Başkanın okuduğunu ve önemli bir şey görmediği.” şeklindeki beyan doğru değildir. Kamuoyuna yansıması üzerine bana sorulduğunda, “Sayın Genel Başkanı aramadım, aranmadım, savunmamı göndermedim.” dedim. Üzüldüm ama şahıslarınıza ve kurulumuza olan saygım, bu açıklamayı yapmamı zorunlu hale getirdi. Çünkü; bu konuyu görüşecek makam Yüksek Disiplin Kurulu’dur. Her partilinin bu yetkiye saygı duyması partili olmanın gereğidir. Cezalandırma yetkisi disiplin kurullarınındır.

DOKUNULMAZLIK KAZANDIRMAZ: Elbette geçmişteki hizmetlerim bana dokunulmazlık kazandırmaz. Merkez Yönetim Kurulu, İl, İlçe yönetimleri beni Disiplin Kurulu’na sevk edebilir, sade üyeler isteyebilir, cezalandırılabilirim. Böyle bir işlemi saygı ile karşılarım. Fakat “uydur, kaydır, sahte, naylon” dilekçeler dolaşıma sokularak, Kurul üyelerinin şahsiyetlerini de zedeleyen, CHP geleneklerine, ahlakına, parti içi hukuka aykırı başlatılan ve yürütülen bu inceleme “bir kumpastır”. CHP’ne kumpaslar kurulmuştur ama CHP kimseye kumpas kurmamıştır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde partililere kumpas kurulmasına izin verilmemelidir.

PARTİ İÇİ DEMOKRASİYE AYKIRI:
Hakkımda başlatılan inceleme, demokrasiye, Cumhuriyet Halk Partisi geleneklerine, eşitlik ilkelerine, genel başkanlarımızın parti içi demokrasi tanımlamalarına aykırıdır.

YOK HÜKMÜNDE: Ankara İl Disiplin Kurulu’nun hakkımdaki kararının “yok” hükmünde olduğu inancındayım. Yok hükmünde olan, iki günde 30 yıllık üyelik haklarımı 80 gündür askıya alan bu kararın kaldırılmasını talep ediyorum.

FAİLİ MEÇHUL DİLEKÇE: Olayın asıl üzücü tarafı şudur: İsimsiz, imzasız bir anlamda faili meçhul olan ve beni “partime ihanet etmekle” suçlayıp ilan eden bu dilekçenin partimizin bir kısım organlarından geçerek bu aşamaya gelmesidir. Bu ülkenin demokrat aydınlarını, bu ülkenin geleceği olan öğrencilerini, İşçi sınıfının devrimci önderlerini, bu partinin Kayseri, Nevşehir, Gümüşhane İl Başkanlarını katledenleri; Sivas katliamının sanık ve savunucularını “Kardeş”, bu ülkenin temellerine hendekler kazılarak, bomba koyup katliam yapanlar “Arkadaş” ilan edilirken görev yaptığım döneme ilişkin özeleştiriden ötürü parti içinde yargılanmam vicdanlarınızı rahatsız etmiyorsa lütfen bu savunmamı da dikkate almayınız. Takdir, partimizde Anayasal Sistemimizin ‘’ Güçler Ayrılığı ’’ ilkesindeki yüksek yargı görevini yapan Yüksek Disiplin Kurulu’muzundur. Hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

DETAYLI ARAŞTIRMA KARARI ALINDI
Saygılı bir dil kullanması ve konuşmasında kimseyi suçlamaması üzerine Yüksek Disiplin Kurulu’nun, Ateş hakkındaki İl Disiplin Kurulu tarafından verilen ihraç kararı hakkında daha detaylı araştırma yapma kararı aldı. YDK, yapacağı araştırmanın ardından Ateş hakkında kararını verecek.