CHP’DEN ENGELLİ HAKLARI RAPORU

CHP'li Ağbaba, "‘Engelli yurttaşlarımızın hakları bir insan hakları sorunu, temel bir yurttaşlık sorundur." dedi.

9

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba 3 Aralık Engelliler günü dolayısıyla engelli yurttaşların sorununa dikkat çeken bir rapor hazırladı.

Ağbaba hazırladığı raporda ‘’Engelli yurttaşlarımızın hakları bir insan hakları sorunu, temel bir yurttaşlık sorundur. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de engelli yurttaşlarımız temel haklardan yararlanmada ayrımcılıkla karşılaşmaktadır. Kısacası engelli yurttaşlarımızın birer birey olduğu gerçeği göz ardı edilmektedir. Engelli yurttaşlarımızın tüm kamusal haklardan yeteri derecede faydalanamamakta, yurttaşlık haklarından mahrum kalmaktadır’’ ifadelerine yer verdi.

Ağbaba engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımın önündeki engelleri kaldırmak ve engelli yurttaşlarımızın sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak için yeterli kaynak ve uzmanlığı bu konuya yönlendirmek ahlaki bir sorumluluk olduğu gibi ayrıca bir insan hakları sorunu olduğunu belirtti.

Raporda Sağlık, eğitim ve istihdama erişim hakkı her bir yurttaşımızın olduğu kadar engelli yurttaşlarımızın da temel vatandaşlık hakkı olduğu vurgulanırken, asıl olan engelli yurttaşlarımızın bu haklardan ne kadar yararlanıp yararlanamadığına dikkat çekildi.

Raporda engelli yurttaşlarımızın ayrımcılığa ve ötekileştirmeye maruz kalmaması ve eşit haklara sahip olmaları için gerekli adımların atılması ve engelli yurttaşlarımızın çıkarlarını gözeten politikaların derhal hayata geçirilmesi önerildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın hazırladığı raporda dikkat çeken ayrıntılar;

Ülkemizde 9 milyonu aşkın engelli yurttaşımız yaşamaktadır.
Anayasamıza ve uluslararası sözleşmelere göre engelli yurttaşlarımızın belirlenen eğitim hakları ne yazık ki ülkemizde tam olarak geçerlilik sağlamaktadır
Avrupa Birliği ülkelerinde ilkokuldan sonra engelli bireylerin okulu bırakma oranı %25. Bu oran İsveç’te %11 iken, Türkiye’de %60.
30-34 yaş arası engellilerin yükseköğrenimi tamamlama oranı AB’de %22,1 iken bu oran Türkiye’de 6,8 civarındadır.
Türkiye’de engelli nüfusun %80’i çalışma hayatına dâhil olamamaktadır. Bu durum başlı başına bir hak kaybı olup, engelli istihdamının arttırılmasında gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu konu ile ilgili hem iş kanununda hem de devlet memurları kanununda gerekli düzenlemelerin yapılması ve özelliklede kamu kesiminde engelli istihdamının arttırılması gerekmektedir.

Engelli bireylerin sağlık hakkına ulaşımında yer alan kısıtlayıcı hükümlerin giderilmesi gerekmektedir. Ayıca engelli bireylerin yaşadığı bir diğer temel sıkıntı rehabilitasyon merkezlerinde yaşanan aksaklıklar ve kötü muamelelerdir.
Resmi ve gayri resmi verilere göre Türkiye’de engelli yurttaşlarımıza yönelik şiddet ve saldırı olaylarında artış gözlemlenirken, son 10 yılda 100 den fazla engelli yurttaşımız maruz kaldıkları şiddet ve saldırılar neticesinde yaşamını yitirmiştir.
Seçimler için belirlenen oy verme yerlerinin büyük çoğunluğu da engellilerin erişimine uygun değildir. Seçimlerde oy kullanmaya giden engelli seçmenler seçim merkezlerinde birbirinden farklı uygulamalarla karşılaştığı seçim süreçlerinde gözlemlenmektedir. Ve bu durumdan kaynaklı olarak engelli yurttaşlar sandıkta kendi hür iradesi ile seçme hakkından ne yazık ki yararlanamamaktadır.
Raporda son olarak engelli haklarına yönelik atılması gereken adımlarda sıralandı. Raporda yer alan bazı öneriler;

Engelli yurttaşlarımızın her türlü kamusal hakkından eşit şekilde yararlanması için gerekli olan düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Türkiye mevzuatı Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesine uygunluğu bakımından taranarak gerekli değişiklikler yapılmalıdır.
Engelli istihdamın önü açılmalı özellikle kamu istihdamını arttıracak adımlar atılmalıdır.
Engelli yurttaşlarımızın gündelik yaşamını olumsuz etkileyen çevre düzenlemelerinin değiştirilmesi için 2016 yılında 3 yıl süre ile ertelenen uygulama planları derhal hayata geçirilmelidir.
Engelli yurttaşlarımızın siyasi hayata katılımı, seçme ve seçilme hakkını etkileyen faktörler ortadan kaldırılmalıdır.
Engellilere yönelik eğitim, sağlık, bakım ve kişisel hareketliliğin sağlanmasına yönelik mevcut destekler engellilerin bireysel ihtiyaçlarına göre çeşitlendirilmelidir.
Engellilere hizmet sunulan tüm kapalı kurumlar bağımsız izlemeye açılmalıdır.