CHP’DEN KAMU BANKALARINA YAPILAN ATAMALARA TEPKİ!

CHP'li Öztrak, kamu bankalarının yönetimine yapılan atamalara tepki göstererek, "AK Partili siyasiler kamu bankalarının yönetim kurullarına atanıvermişler. Bu isimlerin banka yönetme tecrübesi var mı?" dedi.

16

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Öztrak’ın açıklamasından öne çıkan kısımlar şu şekilde:

-Saray’da sahneye konan bu komediye alkış tutarak dekor olan yargıçların, baroların ne yaptıklarını neye hizmet ettiklerini anlamak mümkün değildir.

-ABD Başkanı’nın bir sözüyle Saray’da kurulan bu ucube tiyatro sahnesi yerle yeksan oluyor. ABD Başkanı, “Türkiye’de serbest bırakılmasını istediğimiz mahkum şimdilik ev hapsinde ama yakında ABD’de olacak” diyor. Bu imkanı veren Erdoğan’a teşekkür etmeyi ihmal etmiyor. Gönderileceğini ABD Başkanı nereden biliyor?

-Her yüz gençten 26’sı işsiz. Ama bir bakıyoruz AK Partili siyasiler kamu bankalarının yönetim kurullarına atanıvermişler. Bu isimlerin banka yönetme tecrübesi var mı? Hayır yok. Fon maliyetini, kredi fiyatlamasını bilirler mi? Hayır. Bir özel banka bu kişileri yönetim kurulu üyesi olarak atar mı? Mümkün değil.

-Bu partide bankacılık yapacak hiç mi genç insan yok? Hiç mi bu işten anlayan liyakatli kadrolar yok? Bu kadar mı metal yorgunu bu parti? Bu atamalarla Saray bir taşla iki kuş vurmak istiyorlar. Kamu bankalarına parti komiseri atamak ve kamunun parasını siyasete peşkeş çekmek istiyorlar. İkincisi ise partinin ağır toplarının sadakatini satın almak. Aslında AKP iktidarında kamu bankalarının seçim kazanmak için kullanıldığı biliniyor.

-Türkiye maalesef 1994’teki krize götüren hataları tekrarlıyor.

-Kamu bankalarının imkanlarının iyi olduğu biliniyor. İmkanlardan yararlanacaklar, arabalar, uçak biletleri, senelik prim de alma ihtimalleri var. Bankayı kâr elde etttirirlerse tabii.

-Değerli gazetecimiz Kadri Gürsel’in karşı karşıya kaldığı muamele kabul edilemez. Kurallar açık, serbest kalması gereken yerde fotoğrafları çektiriliyor ve akşam serbest bırakıyorlar. Tüm bu uygulamalar Türkiye’nin hukuk devleti olmadığına dair inancı güçlendiriyor. Buna karşılık da ülkeye duyulan güveni zayıflatıyor. Bu, insan hakları ve demokrasi açısından kabul edilebilir değil. Yapılan bu uygulamalar aynı zamanda insanımızın cebinde yangın çıkarıp, yatırımcıyı kaçırıyor.