ERDOĞAN: ‘BU ŞEHRE İHANET ETTİK, BEN DE SORUMLUYUM’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi"nde yaptığı konuşmada, "İstanbul bu açıdan müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehirin kıymetini bilmedik. Biz bu şehire ihanet ettik. Hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum" dedi.

15

Gülseli KENARLI -Hakime TORUN – Taner YENER/İSTANBUL,(DHA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler Belediyesi’nin düzenlediği, “Uluslararası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi”ne katıldı. Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü’nde düzenlenen zirveye Erdoğan’ın yanı sıra, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Ak Parti Çevre, Şehir ve Kültürden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu da katıldı.

“BEN ÇOCUKLUĞUMU ARIYORUM İSTANBUL’DA”

İstanbul’da yapılaşma ile ilgili konuşan Erdoğan, “Kadim şehirlerin en önemli güzelliği, ana karakterlerini kaybetmeden yeniyi bünyelerinde eritmesi, özlerinden katarak yeniden yoğurmasıdır. İstanbul bu açıdan gerçekten müstesna bir şehirdir. Ama biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum” dedi. Erdoğan, “İstanbul’da tüm ihtişamı ile Batı Roma’nın, Bizans’ın izlerini görürken aynı zamanda Medine’nin tevazuuna ve manevi derinliğine de şahitlik edersiniz. Dikey mimari, olanları kast etmiyorum ondan öncesini söylüyorum yani ben çocukluğumu arıyorum İstanbul’da” diye konuştu.

“İSTANBUL TÜRK İSLAM MEDENİYETİNİN KALELERİNDEN BİRİ OLMAYI SÜRDÜRMEKTEDİR”

Şehirleşme ile birlikte insan ilişkilerinin azaldığına dikkat çeken Erdoğan, “İstanbul’un her sokağında saklı bir tarih asırlık bir tecrübe vardır. İstanbul’a doyum olmaz. İstanbul ilimin, siyasetin, kültürün, sanatın, ticaretin payitahtı olmuş bir şehir. Bugün de İstanbul onca yaşadıklarına rağmen hala ayaktadır. Türk İslam medeniyetinin kalelerinden biri olmayı sürdürmektedir. Elimizdekinin kıymetini ancak kaybedince anlıyoruz. Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz her biri başlı başına bir hazine olan emsalsiz değerlerin hakkını yeterince veremiyoruz. Bunun en bariz görüldüğü alanların başında şehirleşme ve mimari geliyor. Son yıllarda şehirleşme noktasında ciddi sorunlarımızın olduğunu, eksiklerimizin, hatalarımızın olduğunu daha önce defaatle birçok toplantıda ifade ettim. Estetikten, incelikten ve köklü medeniyet değerlerimizden yoksun tekdüze bir mimari anlayışının giderek yaygınlık kazandığını görmekten üzüntü duyuyorum. Adeta kibrit kutularının ölçülerini aşacak şekilde benzer taş yığınlarının olduğu bir şehir, bu bizim medeniyetimizde yok” dedi.

“Şehirleri birbirinden farklı kılan, ayıran, bu ayrılıklardan güzellikler çıkaran ayrıntılar birer birer yok oluyor” diyen Erdoğan, “Maalesef maddi kaygılar birçok hassasiyetin önüne geçiyor. İnsan işle şehir, tabiat, geçmiş ile gelecek arasındaki denge yeterince gözetilmiyor. Bizim de evlerimiz genişlese de gönüllerimiz daralıyor. Binalarımız yükseldikçe ufkumuz daralıyor. Şehirlerimiz giderek milyonlarca insanın hep birlikte yalnız olduğu yerlere dönüşüyor. Eşyanın hâkimiyet kurduğu, benciliğin arttığı gösteriş, şatafat ve hamiyetsizliğin yaygınlaştığı bir dönmede yaşıyoruz. Ne yazık ki böyle bir şehir atmosferinde sevgi, merhamet, hoşgörü ve tahammül de giderek azalıyor. Adata insanın kimyası bozluyor. İnsanı ve tabiatı merkeze almayan hiçbir projenin ne kadar albenili olursa olsun benim gözümde hiçbir değeri yoktur. Her şehirin bir karakteri, şahsiyeti, ruhu vardır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE BELEDİYELER İKTİDAR OLMANIN VE İKTİDARDA KALMANIN KİLİDİDİR”

Belediye hizmetlerinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’de belediyeler iktidar olmanın ve iktidarda kalmanın kilididir. Çünkü demokrasi yerel yönetimlerde, belediyelerde başlar. Eğer yerel yönetim bu yönüyle başarılı değilse hiçbir partinin iktidarda başarı şansı yoktur. 2019 yılı için de bu durum aynı olacaktır. 2019 yılındaki diğer seçimlerin anahtarı mart ayındaki mahalli idareler seçimidir. Hazırlıklarımız bu anlayış ile yürütüyoruz” dedi.

“İSTANBUL’DA HAVA KİRLİLİĞİ, SU SORUNU YOK. ÇÖP DAĞLARI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Erdoğan, “Milletimizin bizden beklentilerinin farkındayız. Bırakın geriye gitmeyi yerinde saymaya bile tahammülümüz yok. İstanbul’da hava kirliliği, su sorunu yok. Çöp dağları söz konusu değil. Şimdi bütün mesele gerçek anlamda bir Medine olma yoludur. Yani medeniyet yarışında öne çıkma yolu. Alt yapı sorunlarını kısa sürede aştık. Şimdi milletimiz belediyelerimizden temel hizmetlerinin yanında kapısının çalmasını, iyi ve kötü günde yanında olmasını istiyor. İleri gideceğiz farklı olacağız. Medine’deki belediyecilik anlayışı gibi kapıyı açık bırakmak, kilitlememek. Zekata, sadakaya muhtaç olmayan bir toplumu inşa etmeliyiz. Dünyanın değişik yerlerinde bunların olmadığı bir dünyayı inşa etmeliyiz” ifadelerini kullandı.

“DUMANCILAR VARSA SİGARAYI BIRAKMASI LAZIM”

Gençlere kötü alışkanlıklar konusunda uyarıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kötü alışkanlıkları olanların bunu bırakması lazım. Dumancılar varsa sigarayı bırakması lazım. Biz vatandaşımızın sigarayı bırakmasını kendimiz için değil onun sağlığı için istiyoruz. Hem kendisine, cebine, evde de hanımefendiye, çocuklarına zarar veriyor. Aktif içici kendisi. Pasif içici hanımı. Temennim hanımı içmiyordur. Pasif içici daha çok zara görüyor. Cebinde paket olursa alıyorum, uğraşıyorum. Gençler sakın sigara alışkanlığınız olmasın. Bazen gençlerin sigara içtiğini görüyorum, içim gidiyor, yanıyorum. Canımdan gidiyor. Bilmiyor ki yarın ne olacak? Ona göre. Gençlerimize musallat olan bu uyuşturucu alışkanlığından gençlerimizi kurtarmamız gerekiyor. Medeni şehirde bu da var. Şehirlerimizi el birliği ve dayanışma ile Cennet tasavvurunun bir parçası gibi güzelleştirebilmeliyiz” diye konuştu.

ERDOĞAN’DAN OTİZMLİ KIZA İLGİ

Öte yandan Erdoğan konuşması öncesinde yanına gelen otizmli bir kız çocuğu ile bir süre sohbet etti, hediye verdi. Kız yanında ayrılırken ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rabia işareti yaptı. Erdoğan’da rabia işareti ile kıza karşılık verdi. Erdoğan’a konuşmasının ardından ebru tablo hediye edildi.