İKİ GEZEGENİN ÇARPIŞMASI GÖZLEMLEDİ

NASA ve Almanya’dan bilim insanları, on yıl önce BD +20 307 isimli yıldız sistemini incelerken, sistemde çok fazla sıcak toz gördüler.

14

Bilim insanları, uçak tabanlı olan SOFIA teleskopu ile bölgeyi tekrar incelediklerinde daha fazla sıcak tozla karşılaştılar. Tespit edilen sıcak toz miktarndaki artış, büyük bir gezegen çarpışmasının kalıntısını gördüklerinin işareti olabilir.

Webtekno’nun haberine göre NASA’nın projesinde baş araştırmacı olan Washington’daki Carnegie Bilim Enstitüsü’nden Alycia Weinberger, “Gezegensel sistemin geç zamanlarında meydana gelen çarpışmaları incelemek için bu, nadir bir fırsat. SOFIA’nın gözlemleri, tozlu diskte sadece birkaç yıllık bir zaman diliminde değişiklik olduğunu gösteriyor” dedi.

Bilim insanları, gezegensel sistemleri şekillendirmede büyük çarpışmaların önemli bir rol oynadığını biliyor. Gökbilimciler, Ay’ın da böyle bir olay ile oluştuğunu düşünüyorlar. Fakat bu çarpışma çok uzun zaman önce gerçekleşti. Bilim insanları, dağınık ipuçlarından olayın hikayesini bir araya getirmeye çalışıyor.

Şimdi gözlenen çarpışma da aynı şekilde meydana geliyor. Bu tür olayları gerçek zamanlı olarak uzaktan izlemek daha iyidir. Kısa süre içinde gerçekleşecek bir gezegensel çarpışmayı gerçek zamanlı incelemek, bazıları için korkutucu olabilirdi.

Gözlemlenen toz gezegensel çarpışmalardan dolayı meydana gelmemiş olabilir. Ancak her ne olursa olsun sıcak toz, yıldız sistemi yaşlandıkça dağılmalı ve soğumalıydı. NASA’nın açıklamasına göre, yaklaşık 300 ışık yılı uzaklıktaki bu uzak yıldız sistemi, en az bir milyar yaşında bir yıldıza sahip. Yani doğum enkazı, şimdiye kadar soğumuş olmalıydı.

Bilim insanları, bu yıldızla ilgili gözlemlerinin, kısa bir zaman dilimi içinde sıcak toza neden olacak bir olayın yaşanmadığını gösterdiğini belirtiyor.

Bu yüzden ortalığı toza dumana bulayan olayın muhtemel bir gezegensel çarpışma olduğunu açıkladılar. Güneş sistemi dışındaki gezegenlerin çarpışması ve sıcak toz ile ilgili çalışmaya dair makale The Astrophysical Journal’de yayınlandı.