İNCE: ‘2023’TE CUMHURBAŞKANI ADAYIYIM’

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, uzun bir aradan sonra canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İnce, 2023'te yeniden cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı.

112

Muharrem İnce, Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın sunduğu Türkiye’nin Nabzı programında gazeteciler Gürkan Hacır, Deniz Zeyrek, Nagehan Alçı ve Sevilay Yılman’ın sorularını yanıtladı.

İnce’nin açıklamalarından satır başları şöyle:

DİDEM ARSLAN YILMAZ: Çok tartışılan bir dönemde kayyumlar meselesinde Mardin’de Ahmet Türk’e gittiniz. Destek verdiniz. Neden ihtiyaç duydunuz?

MUHARREM İNCE: Seçilmiş bir belediye başkanını ziyaret ettim. AK Parti ile çizgim neyse HDP’yle çizgim o. Açılım sürecinde sayın Erdoğan, sayın Ahmet Türk’le görüşmüştü. Ve o gün ‘Başbakan sıfatımla değil AK Parti sıfatımla görüşüyorum’ demişti. Sayın Bülent Arınç’ın dün Ahmet Türk’ün terörle ilişkisi olamayacağını söylemişti. Ahmet Türk’ün terör yanlısı konuşmalarına tanıklık etmedim. Bu kişiler savcılığa gitmişler, halk tabiriyle konuşayım temiz kağıdı, sabıka kaydı almışlar. Sonra YSK demiş ki, ‘sizin aday olmanızda sakınca yok’. Millet de yüzde 51’in üzerinde ‘gel şehrülemin ol’ demişler. Siz diyorsunuz ki, ‘teröre yardım ettiği gerekçesiyle görevden alıyorum’. Eğer böyleyse mahkeme kararının olması lazım. İdare, yürütme, istihbarata dayalı görevden alma yapamaz. Savcı bir süreci başlatmış olabilir. TBMM’de uzun süre bulunmuş birisi olarak konuşuyorum. Herhangi bir konu yargıya intikal etmişse o konu hakkında soru önergesi verilemez, meclis araştırması istenilemez. Yargı süreci beklenir. Belediye yönetimine el çektiriyorsunuz. Melih Gökçek’i de el çektirdiniz. Hangi gerekçeyle öğrenemedik. Ne yapıyorsunuz, belediye meclisi bir araya geliyor, bir seçim yapıyorlar. Ahmet Türk’e gelince ‘olmaz ben valiyi atarım’. Sayın Erdoğan belediye başkanı iken belediyeden uzaklaştırıldı. O gün RP, ANAP, SHP’li meclis üyeleri vardı. Sayın Erdoğan’ın yerine gelen Ali Müfit Gürtuna’ya sadece RP’liler değil SHP ve ANAP’lılar oy verdi. Seçilmiş bir belediye başkanı el çektirildi, hak RP’nindir. RP’nin önerdiği isme biz de oy vereceğiz dediler.

‘OY KAYBEDER MİYİM DİYE HİÇBİR KAYGIM OLMADI BENİM’

MUHARREM İNCE: Fransız devriminde yahudiler için hiçbir şey, Salamon için her şey diyordu. Bir topluluğun hakkı olmaz, bireylerin hakkı olur. CHP’li belediye başkanı görevden alınırsa savunayım, ama HDP’li olursa Kürt olursa onu savunmayayım?

NAGEHAN ALÇI: Neden Ahmet Türk?

İNCE: Ahmet Türk yakından tanıdığım isim olduğu için gittim

ALÇI: Kayyum meselesiyle ilgili Diyarbakır’daydım. Hem görevden alınan Selçuk Mızraklı ile hem vali ile görüştüm. Sizin pozisyonunuzla ilgili CHP içinde kendini ulusalcı olarak tanımlayan çevreler içinde birtakım rahatsızlıklar olduğu söyleniyor. Ne kayyum ne HDP diye bir manşet atmıştı Deniz Zeyrek’in de yazdığı gazete. Yılmaz Özdil, 2020 yılında yumruk yediğinde ‘birçok insanın yüreğine su serpmişti’ diye bir yazı yazmıştı.

DENİZ ZEYREK: Ben o gazetede kayyumu savunanları sert bir şekilde yazı yazdım.

ALÇI: HDP’ye verilen destekle ilgili rahatsızlıklar var mı?

İNCE: Bu yaptığım hareketten kazanır mıyım, kaybeder miyim diye bakarsanız halk kaybeder. Fransız siyasetçileri bilim ve akılla tanıştılar ondan sonra Fransa ayağa kalktı. Acaba buradan oy kaybeder miyim diye kaygım olmadı. Ben partiye aykırı bir iş yapmıyorum. İnandığım bir şeyi yapıyorum. Ben bu kayyumları doğru bulmuyorum. Geçmişte dokunulmazlıkların kaldırılmasını doğru bulmadım. CHP yönetimi ‘evet’ verdi ben ‘hayır’ verdim. Ben ilkeli davranılmasından yanayım.’

‘BUGÜN OLSA ERDOĞAN’I CEZAEVİNDE ZİYARET EDERİM’

ZEYREK: Siz Selahattin Demirtaş’ı da ziyaret etmiştiniz?

İNCE: Ettim. Bütün adayları ziyaret ettim. Hapisteydi. Yalova milletvekili sayın Şükrü Önder, 70 yaşın üzerinde adamcağız, kalp hastası. Bir tane AKP’li ziyarete gitmedi. Ben İlker Başbuğ’u, Mustafa Balbay’ı da ziyaret ettim.

SEVİLAY YILMAN: Erdoğan’ı ziyaret ettiniz mi?

İNCE: Zor koşullar yoktu. Kebap partisiyle 4 ayı geçirdi. O zaman etkili değildim. Bugün olsa ziyaret ederim. O günlerde ziyaret edecek konumda değilim.

YILMAN: O gün ne düşünüyordunuz?

İNCE: Erdoğan’ın görevden uzaklaştırmasını da doğru bulmuyordum. İster AK Parti milletvekilinin haksız hukuksuz yere 28 kişiyi bir odaya doldurarak, o sıcakta kalp hastasının bulunmasını doğru bulmuyorum. HDP’li oldukları için ‘teröre destek veriyor’ diyor. Size bir soru. PYD terör örgütü mü Türkiye Cumhuriyeti’nin gözünde. ABD, PYD’ye silah veriyor mu? Evet. Ama ‘dostum Trump’ diyor.

‘YEREL SEÇİMDE 30 VİLAYETE GİDİP 85 MİTİNG YAPTIM’

GÜRKAN HACIR: Epeydir ekranlarda yoktunuz. Ne oldu da sessizliğini bozuyor Muharrem İnce? Mardin gezisi için de aynı şey akıllara geldi. İl başkanınız sayın Canan Kaftancıoğlu, geçtiğimiz günlerde 9 yıl 8 ay hapse mahkum oldu. Onun karar duruşması vardı. Oraya niye gitmediniz de Mardin’e gittiniz.

İNCE: Bazılarına yetişemiyoruz. Sözcü’nün bir duruşmasına katılabildim.

YILMAN: Bazılarına yetişememek mi, yoksa geçmişten gelen bir kırgınlık mı?

İNCE: Asla, böyle düşünülürse üzülürüm. Daha yeni görüştüm kendisiyle, 9 Eylül günü görüştük. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında sayın Kaftancıoğlu bizim il başkanımızdı. Aynı minibüsün içinde 20 miting yaptık.

YILMAZ: Yeterli desteği gördünüz mü?

İNCE: Bu başka konu. Bence 1 yıldır nerede olduğumu medyaya niye sormuyorsunuz?

YILMAZ: Sayın İnce’yi yayına ben davet ettim. Hatta bana ‘bu yayını neden yapıyorsunuz, siyasi mühendislik mi yapıyorsunuz’ diye soranlar oldu. Doğrusu üzüldüm.

İNCE: Ben yerel seçimde 30 vilayete gittim 85 miting yaptık. Kaz Dağları’na gittim. Protokole oturmadım, Fazıl Say’ın önünde oturup toz toprak içinde konseri dinledim haber olmadık.

ALÇI: Ekrem İmamoğlu siyasi rakibiniz mi?

İNCE: Arkadaşım benim, siyasi akrabam benim.

HACIR: CHP kurultay sürecine hazırlanıyor. Doğu ve Güneydoğu delegasyonu var. Mardin’de o delegeye gül atmak, mesaj vermek mi istedi diye soranlar var.

İNCE: 40 sene sonra yüzde 30’u geçtik, umudu tazeledik. Yenildim, yenilgiyi kabullenemedim, o geceyi iyi yönetemedim, özür dilerim, kapatın artık. İktidarı seçimle değiştirebileceğimize insanları inandırdık. İkinci tura kalacağımıza inanıyordum. CHP genel başkanlığının bilgisayarları çökmüşse hesabı niye ben veriyorum, CHP yönetimi verecek.

“2023’TE CUMHURBAŞKANI ADAYIYIM”

Muharrem İnce, 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin soruya yanıt verdi.

İnce, yaptığı açıklamada, “2023’te Cumhurbaşkanı adayıyım” dedi.

İNCE: Meydanlar dolacak Muharrem İnce aday olacak. Bu böyle yarım kalır mı?

ALÇI: Ekrem İmamoğlu aday gösterilirse bağımsız aday mı olacaksınız

İNCE: İmamoğlu benim arkadaşım. Başarılı bir seçim geçirdi. Belki seneye Kasım’da olur seçim. İmamoğlu ile ağzımdan tek kelime alamazsınız.

“İMAMOĞLU BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN BAŞARILI ÇIKARSA HER ŞEY OLUR”

İNCE: Bir siyasi hareket başlatılabilir. Türkiye’de bir değişim, dönüşüm isteği var. Ben bunu görüyorum. İnsanlar İstanbul seçimlerinde ikinci de 800 bin oyla aldı. Kim bu 800 bin kişi? AK Partililer. Demek ki seçmen değişebilir. İsveç Sosyal Demokrat Partisi’nin tüzüğünün 1. maddesi vatandaşları değiştirmektir. Yeni bir siyasi oluşum tutar mı? Bir başlatan olabilecek mi? Ekonomi, tarım, sanayi, AB, eğitim. Başlatan olabilecek mi? Başlattığı tartışmayı güçlendirebilecek mi? Başlattığı tartışmayı yön değiştirebilecek mi? Başlattığı tartışmayı bitirebilecek mi? Bunu yapabilirse lider olur çıkar. Parti kuracak gelecek CHP’nin adayı olacak. Önce Muharrem İnce’nin hakkını ver de sonra Ali Babacan’ın hakkını verirsiniz.

‘CHP DELEGESİ ‘GEL’ DERLERSE GELİRİM DEMEZLERSE YANLARINA GİDERİM’

YILMAN: Kurultayda aday olacak mısınız?

İNCE: Aday olmazsınız, aday gösterilirsiniz. Henüz takvim başlamamış. Bu süreç ne zaman başlayacak belli değil. Doğmamış çocuğa don biçmem.

YILMAN: 2020’de Cumhurbaşkanlığa varım diyorsunuz ama…

İNCE: Mahalle delegesi dahi seçilmemiş. Kurultayın tarihi belli değil. Şekillenmemişse konuşmak yanlış olur. CHP genel başkanlığına adayım dediğimde, 2014’de ne diyordum, CHP’yi iktidar yapacağım diyordum. Peki CHP iktidar oldu mu? Hayır. Belediyeyi yönetmek başka Türkiye’yi yönetmek başka. O zaman bu iddia geçerli demektir. CHP’ni genel başkanı Cumhurbaşkanı adayı olmalıdır, doğrusu, yakışanı budur. Genel başkan başka, Cumhurbaşkanı adayı başka bir sürü aksaklık çıkıyor. Sana yakın milletvekillerini MYK doğruyor. Genel başkan bir şey söylüyor, Cumhurbaşkanı adayı başka bir şey söylüyor. Doğrusu CHP’nin adaylarla birlikte çıkması. Delegeler ‘gel buraya’ derse gelirim, demezlerse yanlarına giderim salona. Bu kadar…

‘4 AY ÖNCE ADAY GÖSTERİLSEYDİM BUGÜN CUMHURBAŞKANIYDIM’

HACIR: Biraz parti yönetimine kırgın olduğunuz izlenimi edindim. Partinin etkinliklerine davet edilmiyor musunuz? Partiniz kuruluş etkinliğinde ön sırada göremedim sizi. Bir ihmal mi sözkonusu mu? Sayın Kılıçdaroğlu’na ve parti yönetimine kırgınlığınız sözkonusu mu?

İNCE: Seçim geçti 58 gün sonra parti değerlendirme yaptı. O toplantıya ben çağrılmadım. Kampanyayı yapan benim, aday olan benim, yenilen benim. O kampanyaya çağrılmadım. 9 Eylül’deki etkinlikte ön sırada yanda, kenarda bir yer ayrılmıştı. Bunlara kızıyor musun, gülüyorum bunlara. Ben 40 yıllık CHP’liyim. Partiyi 40 yıl sonra 30’un üzerine çıkardım. Kazanırız iddiasını, Recep Tayyip Erdoğan kaybedecek galiba, dedirttim. Böyle bir hatam var benim. Sayın Kılıçdaroğlu’nun haberi var mıdır? Kesinlikle yoktur. Kraldan fazla kralcılar vardır. Altın yere düşünce değerinden bir şey kaybetmez. Onların beni öne koymaları önemli değil millet beni yüreğine koysun yeter. Onlar beni halkın gözünde kenara koyabilirler mi? Her gün sokakta 500 fotoğraf çektiriyorum ben. Halkın sevgisine engel olabilirler mi? Partileri yönetenler iki yıllığına seçilen kiracılardır. Asıl ev sahibi sokaktakilerdir. Kiracıya kızıp evi yakmam. Onlar kapıdan kovsa pencereden gireceğim.

HACIR: Delegeler teveccühte bulunurlarsa koşa koşa giderim dediniz. Bir yerel seçim zaferi var. Kılıçdaroğlu ve yönetimi bir zafer kazandı. İl ve ilçe kongrelerinde belediye rüzgarı esecektir. Yeni seçilmiş belediye başkanları var. Buradan esen rüzgar var. Muharrem İnce akıllara gelir mi diye düşündüğünüz oluyor mu?

İNCE: Delegeler kapı kulları değildir. Özgür iradeli delegelerdir. 45 yıl önce söylendi bu. Savunduğum şey şu, CHP’nin genel başkanının Cumhurbaşkanlığına aday olmasının doğru olacağını düşünüyorum.

YILMAZ: 31 Mart’a kadar sayın Erdoğan’ın yenilebileceğini ben gösterdim dediniz. Biraz açar mısınız?

İNCE: Türk siyasetinde Recep Tayyip Erdoğan diye bir adam var. 2018’e gelmiş, herkes umudunu yitirmişken, ‘Bu adamı seçimde yenemeyiz’ derken, herkes elini vicdanına koymuş. Muharrem İnce diye bir adam çıkmış karşısına. Muharrem İnce’yi de yenmiş ama yara alarak yenmiş, sendelemiş. Boks maçına benzetirsek kaşı açılmış, dizi kopmuş. İyi hazırlanılsaydı bu yenilirdi. Eğer beni 4 ay önce aday yapsalardı ben cumhurbaşkanıydım. Ben yolu açtım. İmamoğlu ile beni karşı karşıya getirmeye çalışmayın. Gelmeyeceğim kardeşimle, siyasi akrabamla.

‘BENİM SAYIN GENEL BAŞKANA BAL BORCUM VAR, VERECEĞİM’

İNCE: Ben sayın Kılıçdaroğlu’na aday olun ben size çalışayım dedim. Ben 51 gün kala aday gösterdiler. Fotoğraflarımı İzmir’de otel odasında çektirdim. Hiçbir hazırlık yapamadım. Zamanım yetmedi. Benim 1 ay daha sürem olsaydı, 81 gün olsaydı yüzde 37 alacaktım, ikinci tura kalacaktım ve cumhnurbaşkanı olacaktım. Beni geç açıkladılar. Kötü niyetle beni geç açıkladılar demiyorum. Yanlış yapıldı.

YILMAZ: En son Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu ile ne zaman görüştünüz?

İNCE: En yakın zamanda 9 Eylül’de görüştük. Havaalanında görüştük. Zonguldak milletvekilimizin düğününde görüştük. Bir borcum var kendisine önümüzdeki günlerde ödeyeceğim. Bal borcum var. Arılarım var. Hiçbir ticari gerekçe olmadan. Bahçemde kovanlar var. Genel başkanımız ‘bize düşmez mi’ dedi. Genel başkana mutlaka düşer dedim.

YILMAN: Seçimi kaybettiniz, yolu açtınız tamam. Seçimden sonraki tavrınız çok tartışıldı. Seçimden önce kaybedersem ‘asla aday olmayacağım, genel başkanın karşısına çıkmayacağım’ demiştiniz. Bu sözünüze sadık kalamadınız. Aday olmak istediniz. İmzalar toplandı. Bu toplumda tırnak içinde size karşı güvensizlik yarattı. Bu güvensizliğin farkında mısınız?

İNCE: Sayın Baykal genel başkanlıktan ayrılınca sayın Kılıçdaroğlu da ‘aday değilim’ demişti. Sayın Erdoğan da yapmıştı. Niye ben de güvensizlik yaratıyor da başkalarında yaratmıyor. Siz Muharrem İnce’ye yakın diye listeye koymazsanız bir başarılı belediye başkanını. O zaman çıldırırsınız. Bu sözleri tutmamak karşılıklıdır. Mehmet Kesimoğlu’nun ne gühahı vardı. Özcan Işıklar 10 yıl belediye başkan yardımcılığı yapmış, ondan sonra 10 yıl belediye başkanlığı yapmış. Benim çocuklarım doğmamıştı. Sonradan dünür olduysak partiden mi istifa etsin. Dünür olduğu için siyasete girmemiş ki. Siyasetin ortasındayken dünür olmuş.

‘SAYIN DAVUTOĞLU SEN ZABITA ÇAVUŞU MUYDUN?’

ALÇI: CHP’nin içinde o süreçte size haksızlık yapıldığına ben de katılıyorum. Sizin yeni parti kurup yola devam etmenizle ilgili yazı da yazmıştım. Bu fikre nasıl bakarsınız. Kurultaydan mevcut sonucu değiştirmeyen bir tablo çıktı diyelim.

İNCE: CHP benim için sıradan bir parti değil. İçişleri Bakanlığı’na dilekçe verilerek kurulan parti değil. Savaş meydanlarında kurulmuş, Atatürk’ün emaneti. Kamyoncunun oğlu olarak bu parti beni aldı PM üyesi, Grup başkanvekilliği, parti sekreteri, 16 yıl milletvekilliği yaptı. Partiden ayrılamam. Ellerini ovuşturanlar varsa çok beklerler. Ben CHP’nin başarılı olmasını istiyorum. Atatürk’ün emanetini iktidar yapmak istiyorum. Türkiye’nin 1600 okulunda tuvalet yok. Yüzde 18 gerilemişiz. Kişi başına 2 bin dolar kaybetmişiz.

HACIR: MHP’nin içinde İYİ Parti çıktı. 2 parti yolda. Doğum sancısı yaşıyorlar. CHP’de böyle bir durum konuşulmuyor. İttifakın diğer partilerini ve HDP’nin de oylarını aldı. Yakın vadede CHP’yi iktidara koşan parti olarak görüyor musunuz?

İNCE: 17 yıl Türkiye’yi yönetmişler. Ali Babacan umut olacak öyle mi? Ekonomide senin sorumluluğun yok mu? Senin bunda payın yok mu? Sayın Abdullah Gül, 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptın kaç yasayı veto ettin. Sayın Davutoğlu ‘anlatırım ha’ dedin. Sen afedersin ama zabıta çavuşu muydun? Kanunsuz şeyler yaptırdılarsa niye yaptın? Suruç’ta, Ankara Garı’nda olaylar olurken sen ne iş yapıyordun? Bu ülkenin tarımını sen mi çökerttin Ali Babacan. Muharrem İnce’yi kenara atarak, davet etmeyerek değil, herkesi bütünleşerek bu işi CHP yapacaktır.

‘SAYIN BAYKAL BENİ ODASINDAN KOVDU 2 SAAT SONRA GERİ ÇAĞIRDI’

İNCE: Yanlış bulduğum başka bir şey var. Öyle ya da böyle kurabilirler mi? Evet. Kurmalılar mı? Evet. Ama şunu da yanlış buluyorum. Erdoğan’ın çıkıp ‘sonucuna katlanırsınız’ demesini yanlış buluyorum.

YILMAN: Sayın Babacan ve Abdullah Gül kendileri istifa ettiler. Evvelki gün sayın Babacan röportaj verdi. Davutoğlu meselesinde iş ihraca kadar vardı. Sebep, basın ve kamuoyunda partiyi küçük düşüren açıklamalar yapmak, partiyi tartıştıracak ifadeler kullanmaka. Siz şu anda Davutoğlu’nun yaptığını yapıyorsunuz? O da partisinin politikalarını eleştirdi, isim vermeden bakanlara göndermeler yaptı. Siz de yöneticileri eleştiriyorsunuz. Orada ihraç sözkonusu, sekter bir tavır sergiledi AK Parti. Bunu demokrasi adına nasıl değerlendiriyorsunuz?

İNCE: CHP ile AK Parti yanyana getirilemez. Sayın Baykal’a karşı 30’lar hareketine imza attım, tekrar milletvekili yaphtı. Sayın Kılıçdaroğlu’na karşı oldum, beni Cumhurbaşkanı adayı yaptı. AK Parti’de o kültür yok. Hiçbir dönemimde biat etmedim. Hep doğruları söyledim. Bir gün YÖK yasasıyla ilgili kapalı grup toplantısında itiraz ediyorum. Sayın Baykal, tabir yerindeyse beni fırçaladı. Odasına gittim, kovdu beni odasından. 2 saat sonra yeniden çağırdı, anlat dedi. Hak verdi. ‘Ama beni kovuyorsunuz’ dedim, sonra sırtımı sıvazladı ‘Aile arasında olur böyle şeyler’ dedi. Biz de böyle bir kültür var. Bize karşı çıkabilir, hemen onun kafasını koparmak, siyaseten bitirmek böyle bir şey olmaz. Onun için tek liste olmaz.

‘HAK YERİNİ BULACAK, MEYDANLAR DOLACAK, İNCE ADAY OLACAK’

İNCE: Erdoğan bakıyor, Babacan, Davutoğlu parti kurarsa kim gidebilir. Gel diyor, sen şu kurulun üyesisin diyor. Erdoğan yeni partiye gitmesinler diye tek tek bir yere yerleştiriyor.

YILMAZ: Davutoğlu’nun aldığı pozisyonu nasıl buluyorsunuz?

İNCE: Suriye belasını başımıza kim açtı? Bu belayı stratejik derinlik diyerek sıfır sorundan sıfır komşuya bizi kim getirdi. Her Suriyeliyi görünce benim aklıma Davutoğlu geliyor. 3 saatte Şam’a gidecek. Otoban hızını bile bilmiyor. Bizim bir sürü sorunlarımız var. Eğitim, tarım, terör. Bunların hiçbirini başımıza AK Parti açmadı. Ama Suriye sorunu başımıza AK Parti, Erdoğan, Davutoğlu açtı.

ALÇI: Öngörünüzde erken seçim var. Bu senaryo doğru olursa, Ekrem İmamoğlu’nun istifa etmesi. Nurettin Sözen örneği verdiniz. Sayın İmamoğlu istifa ederse AK Partili Tevfik Göksu’nun gelmesi gündeme girer. Siz aday olursanız, yeni sisteme göre adaylıkların ittifaklarla desteklenmesi gerekiyor. Partiniz Babacan veya Davutoğlu’nun partisiyle ittifak ederse ne diyeceksiniz?

İNCE: Ankara’daki sloganımız çok güzeldi. Mansur Yavaş 5 sene önce kaybetmişti, aslında kaybettirilmişti. Hak yerini bulacak demişti. Ben de diyorum ki, hak yerini bulacak, meydanlar dolacak, Muharrem İnce aday olacak. Önümüzdeki seçimde ilk turda ittifak olmaz. Daha ortada kurulmuş bir şey yok. Siz kurulması muhtemel bir partiyi onun arkasına vagon olarak CHP’yi takarsanız ben bu eleştiriyi yaparım.

‘DEMİREL’İN ÖZALIN KÖPRÜSÜ BEDAVA ERDOĞAN’IN KÖPRÜSÜ PARAYLA’

YILMAN: Ekrem Bey seçildikten kısa bir süre sonra tatile çıktı.

İNCE: Türkiye’nin genel sorunlarını sorarsınız bana. Ben İstanbul Belediyesi’nin basın temsilcisi değilim.

YILMAN: 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı olarak seçilmiş olsaydınız tatile çıkar mıydınız?

İNCE: Erdoğan eleştiriyor da Ekrem Bey’i. Sen 15 Temmuz’da neredeydin? FETÖ’cüler seni ararken neredeydin? Sen darbe olurken tatildeydin de sel olurken tatilde olsaydı ne olacaktı. Amaca uygun olmayan harcamadır israf. Yolsuzluk başka bir şey israf başka bir şeydir. Devlet milletten vergi topluyor bunu hizmete dönüştürmesi lazım. Devlet vergiyi alırken ‘Sana köprü, yol, hastane, okul yapacağım, güvenliğini sağlayacağım’ diyor. Polisin parasını nereden veriyor? Benden, vatandaştan. Bizden vergi alıyor. Ama biz sitelerimizde güvenlik görevlisi tutuyoruz, özel doktora gidiyoruz, köprüden geçerken para veriyoruz. Erdoğan ‘kör müsün köprü yaptık’ dedi. Ben de ‘kör değilim ama sen nankörsün’ dedim. Demirel’in yaptırdığı köprü bedava mıydı, bedavaydı. Özal’ın yaptırdığı köprü bedava mıydı, bedavaydı. Erdoğan’ın yaptırdığı köprü niye parayla? Marmaris’te yazlık israftır, Etimesgut’ta bekleyen 12 Ocak israftır. Geçen yıl kağıt krizi yaşadık. SEKA, birini park, diğerini yandaşa sattık. Bir ceket alacaksınız, önce fiyata bakarsınız. Etimesgut Havalanı’nda 12 uçak var. Görgüsüzlük öyle bir hal almış ki. Köşkler, saraylar, TBMM Başkanlığı’na bağlıdır. Milli Saraylar Daire Başkanlığı vardır. Aldı bunları kendine bağladı. Saraylar, kasırlar, köşkler ona bağlı. Kendine saray yapıyor yetmiyor. Dolmabahçe, vahdettin Köşkü, Marmaris, Ahlat’ta istiyor, bu ne doymaz saray safasıdır.

ALÇI: Bahsettiğiniz kasırlar özel işletmelerdi.

İNCE: Marmaris’te 300 odalı saray var. Yaklaşabiliyor musunuz? Özal’a 4 odalık yer için haksızlık yapmışız.​