Kılıçdaroğlu: “Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz”

30

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmada Rus televizyonuna verdiği röportaj yüzünden iktidar tarafından eleştirilen partisine mensup milletekilline sahip çıkarak özetle şunları söyledi:

 

LİNÇ KAMPANYASI

Bu ara hükümet başarısızlıklarının altında bunaldığı için kendisi için çıkış arıyor. Bizim bir milletvekili arkadaşımıza acımasızca saldırıyorlar. Eren Erdem, bir numaralı düşman ilan edildi. Hiçbir milletvekilimizi kimseye yedirmeyiz. Bizim milletvekillerimiz namuslu insanlardır, ağızlarından çıkanları bilir, belge olmadan konuşmazlar. Bunlar tam bir yavuz hırsız misali. Çıkamazsın sen o bataktan. Arkadaşımız hiçbir şekilde Türkiye'yi suçlamıyor. Linç kampanyası uyguluyorlar.

 

TERÖR İNSANLIK SUÇU

Terör bir insanlık suçu mudur? Evet. Teröre karşı devlet mücadele etmeli midir? Evet. Terör örgütü mensupları etkisiz hale getirilmeli midir? Evet. Hiçbir sorun yok burada. Bunun hukuk içinde yapılması lazım mı? Evet. Ama şu soruyu 78 milyon vatandaşımın kendisine sormasını istiyorum; iller ve ilçeler silah deposuna dönüştürülürken bu ülkenin başında kimler vardı? 'Çözüm Süreci' diye, şimdi 'PKK bizi kandırdı' diye sokağa çıkanlar kimler? Şimdi kahramanlık taslayanlar kimler? Bedel ödeyenler kim? 

 

ORTADA ÇATIŞMA YOK

Dilek Doğan'ın ölümü) Sosyal medyaya kısa bir kamera kaydı düştü. 'Bu ne ya' dedikten sonra açılan ateş sonucu gencecik bir çocuğumuz öldü. Aile perişan. Annenin tek savunması elindeki terlik, terliği polislere atıyor ve itiraz ediyor. O annenin feryadını duyup da haksızlığa isyan etmemek mümkün değil. Oysa bize bunu nasıl sundular? 'Çatışmada öldürüldü'. Ortada bir çatışma yok. Daha acı olanı ne biliyor musun? 'Polise mukavemet etti' diye elinde terlik olan anne hakkında soruşturma açılıyor. Bu ne vicdandır? Anlamakta zorlanıyorum.

 

TAM BİR FİYASKO

Dış politika tam bir fiyasko. Sanki Trabzon'a asker gönderir gibi Musul'a asker gönderiyorlar. Başbakan açıklama yapıyor, 'geri çekilmek söz konusu değil.' Bu kez abisi konuşuyor, Erdoğan, 'biz davete icabet ettik' diyor. Birliklerin bir kısmı tıpış tıpış geri çekildi. Numan Kurtulmuş 'geri çekilmedik' diyor, yine kuyruğu dik tutuyorlar. ABD devreye giriyor ve 'tüm güçlerinizi geri çekin' diyor, bizimkiler esas duruşta. Cumartesi günü öğle saatlerinde Başbakan 'Musul'da askeri varlığımız sürecek' diyor, aynı gün akşamüzeri Dışişleri Bakanlığı açıklama yapıyor, 'geri çekileceğiz.' Bakkal bile bu ülkeyi daha iyi yönetir. Sen Türkiye'nin onuru ile oynadın, Türkiye'yi Orta Doğu'da şamar oğlanına çevirdin, her gelenin tehdit ettiği bir ülke haline getirdin ülkeyi. Sıradan kabile reisi bile Türkiye'yi tehdit etmeye başladı.