KILIÇDAROĞLU’NDAN İŞSİZLİĞE FORMÜL

Malatya'da konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "İşsizliği çözmenin bir tek yolu var. Üretmek! Üretirseniz işsizlik sorunu olmaz" dedi.

28

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Malatya’da STK, sendika ve iş dünyası temsilcileri ile muhtarlarla buluştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

Malatyalılara Malatya anlatılmaz tabi. Kayısının başkenti desem yetmez, kayısının dünyası. Tarım konusunda önemli bir hamle kaydeden ve ülkesine döviz kazandıran bir ildir.

Malatya önemli siyasetçileri de yetiştirmiş bir ilimizdir. İnönü, Özal, Kutan…

İnönü bir ülkeyi ikinci dünya savaşına girmekten kurtaran adam. İnönü’ye ‘halkı ekmek kuyruğuna soktun’ dediklerinde ama ‘Hiçbir çocuğu babasız bırakmadım’ yanıtını vermiştir. Şimdi ortada savaş yok ama kuyruk var bunun takdirini size bırakıyorum.

İşsizlik her evin sorunu.. 7 milyon işsiz var. En yakıcı olan ise üniversite mezunu işsizler. Uşak’ta miting sonunda bir kadın geldi yanıma. Benim oğlum öğretmen 5 yıldır işsiz, siz benim o çocuğu nasıl okuttuğumu biliyor musunuz? diye isyan etti. Haklı kadın bir siyasetçi bulmuş derdini anlatıyor.

İşveren cephesinde de durum aynı. Bir sohbetimizde bana “Biz işçimizle aile olduk. Şimdi işten çıkarmak ne kadar zor biliyor musunuz?” diye isyan etti. Haklı.

İşsizliği çözmenin bir tek yolu var. Üretmek! Üretirseniz işsizlik sorunu olmaz, üretirseniz beka derdi olmaz, üretirseniz ekonominiz rahatlar!

600 yıllık Osmanlı niye battı? Üretmediği için battı. Osmanlı Dönemi’nde Osmanlı’nın parasını basacak banka yoktu. Banka yabancılara aitti. Osmanlı askerleri yalınkılıç savaşırken, aklını kullanan üreten ülkeler silahla savaştı! Devlet aklını kullanmayan toplum gelişemez!

Kılıçdaroğlu, ülkenin bir planının olmamasına da tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında şunları söyledi;

Bu ülkenin bir kalkınma planı yok. Son Kalkınma Planı 2018’de bitti. Hani ortada yeni plan yok! Bu ülkenin üniversiteleri hangi bilgiyi üretiyor. İran üniversiteleri üretimiyle bizi geçti.

Almanya 1945’te yerle yeksan olduğunda bir general “Üniversitelerimiz ayakta, yeniden toparlanırız” demiştir. Bu ülkenin üniversitelerinden farklı düşünenleri attılar. Nasıl gelişecek bu ülke!

Siyasi partilerde hizmet yarışı vardır. İnsanlar daha iyi hizmet etmek için yarışırlar. Siyaset halkını düşmanlaştırmak için çalışmaz! Bu şöyle, bu böyle… nasıl geldi bu noktaya ülkeye!

Bu ülkenin çiftçisini tarımdan kopardılar. Konya’dan küçük Hollanda’nın tarım ihracatı 180 milyar dolar. Devasa büyüklükteki Türkiye mercimek ithal ediyor, patates ithal ediyor!

Eti, patatesi, mercimeği sıfır gümrükle ithal ediyorlar. E peki sıfır gümrükle onu yapıyorsun kardeşim; gübreyi de sıfır gümrükle getir, çiftçiye ucuz ver. Doğal gazı da getiriyorsun onu da sıfır gümrükle getir. Doğal gazı da sıfır gümrükle getir. ‘Petrol’, ‘mazot’ diyorsun onu da sıfır gümrükle vergisiz getir; onu da ucuz ver!

Tarımı yasaklayamıyorlar ama zamlarla yapılmaz hale getiriyorlar. Bu egemenlerin istediğini yapmak demek değil midir?

Esnaf devletine yük olmaz. E ne yaptılar esnafı da zincir mağazalarla esnafı da bitirdiler. Ali Coşkun siyasi görüşümüz ayrı olsa da düzgün insanlardan biriydi. Coşkun AVM’lerle ilgili düzenleme yapmak istedi diye önce bakanlıktan oldu, sonrasında siyasetin dışına attılar.

Vergi üstüne vergi alıyorlar, vatandaşa döviz bozdur diyorlar. Ama dövizle ihale yapanlara gel kardeşim bunu Türk lirasına çevirelim demediler. Vergi aldılar, ne var ne yoksa sattılar, özelleştirdiler. Sonra ne oldu dışarıdan borçlanmaya başladılar. Son 16 yılda bu ülke Londra’daki bir avuç tefeciye 149 milyar dolar faiz ödedi.

Vergi aldılar, borç aldılar, özelleştirme yaptılar e 17 yılın sonunda nasıl oldu da bu millet geldi, soğan kuyruğuna girdi? Nasıl oldu bu?

İşsizlik mi çözüldü? Türkiye mi büyüdü hayır!

AK Parti’li kardeşlerimin vicdanlarına sesleniyorum. Nasıl oldu da bu ülke bu hale geldi düşünün.

Dünyanın hiçbir ülkesi kendi silah fabrikasını bir başka ülkenin ordusuna vermez. Şeker fabrikasını sattınız, bez fabrikasını sattınız anladık silah fabrikasını katar ordusuna satmak da ne! Bunu özellikle ülkücü kardeşlerim için söylüyorum. O fabrikada bizim odrumuzun mensupları çalışıyor. Özellikle ülkücü kardeşlerime sesleniyorum Milliyetçilik değidimiz şey vatanseverliktir. Eğer birisi kalkıp silah fabrikasını yabancılara satıyorsa milliyetçiliği su götürür.

Türkiye hızla 4 ayaklı bir stratejik dönüşüme girmeli. Can ve mal güvenliğine, demokrasiye, güçlü bir sosyal devlete ve sürdürülebilirliğe dayalı bir dönüşüme ihtiyacımız var. Bu olmadığı taktirde Türkiye geriye gidecek.

Bunları sizler tartışmazsanız olmaz. Bunlar miting alanlarında tartışılmaz. Önümüz seçim oylarınızla mesaj verin. Ne olacak diyecekler ki Türkiye halkı demokrasisine sahip çıkıyor, adalet istiyor. Bunları düşünerek sandığa gidin.