‘MECLİS’İ BÖLMEYE KİMSENİN HAKKI YOK’

Tezcan, Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a, “Meclis’i bölmeye kimsenin hakkı yoktur” dedi.

26

Hakime TORUN / ANKARA (DHA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan yaptığı basın açıklamasında parti olarak 15 Temmuz törenlerine katılacaklarını belirterek, “Demokrasiyi savunan, ortadan kaldırmayacak, yok etmeyecek ifade edecek her türlü Meclis etkinliğinde yer alacağız. Bu çerçevedeki Meclis törenlerinin dışında olmamız mümkün değil. Bu nedenle 15 Temmuz anmaları çerçevesinde cumartesi günü gündüz Genel kurulda hazır bulunağız. Bugünkü Meclis’e yürüyeceğiz. Resmi tören içerisinde yer alacağız. Sabaha karşı yapılacak liderlerin konuşmasında da sayın genel başkanımız konuşma yapacak. Yani bu programa katılacağız” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan yaptığı basın açıklamasında parti olarak 15 Temmuz törenlerine katılacaklarını belirterek, “Dün itibariyle davetiye geldi Meclis Başkanlığının davetiyesi. Meclisin kuruluş iradesinin yeniden yaşandığı bir geceydi o gece. Demokrasiyi savunan, ortadan kaldırmayacak, yok etmeyecek ifade edecek her türlü Meclis etkinliğinde yer alacağız. Bu çerçevedeki Meclis törenlerinin dışında olmamız mümkün değil. Bu nedenle 15 Temmuz anmaları çerçevesinde cumartesi günü gündüz Genel Kurulda hazır bulunağız. Sayın genel başkanımız orada bir konuşma yapacak. Daha sonra  gece 00.13’te 16 Temmuz sabaha karşı birinci Meclis’te başlayan 00.13’teki yürüyüşte sayın genel Başkanımız ile bütün milletvekillerimiz ile hazır olacağız. Oradan bugünkü Meclis’e yürüyeceğiz. Resmi tören içerisinde yer alacağız. Sabaha karşı yapılacak liderlerin konuşmasında da sayın genel başkanımız konuşma yapacak. Yani bu programa katılacağız” diye konuştu.

“KAYIRMA VE KORUMANIN HAKİM OLDUĞU BİR SÜREÇ YAŞANMAYA DEVAM EDİYOR”

Tezcan, “Her zaman söyledik tekrar ediyoruz. 15 Temmuz darbe girişimine karşı bir büyük uzlaşma ve mutabakat ile güçlü bir demokrasiyi kurma görevi önümüzde duruyor. Bu süreç içerisinde 15 Temmzu’un ertesi günü söylediğimiz 3 önemli görevin ne yazık ki 1 yıl geçmesine rağmen tamamlanmadığını görüyoruz. Normalleşme,  hesaplaşma ve demokratikleşme. Hızla normalleşmeliyiz dedik. Ancak normalleşeme yerine OHAL’in yerleştirildiği bir süreç geldi dayatıldı. Hesaplaşama intikam alma aracı haline dönüşmesin hukuk içerisinde kalsın dedik adalet kapı dışarı edildi.  Kayırma ve korumanın hakim olduğu bir süreç yaşanmaya devam ediyor” diye konuştu.

“HALKIN 15 TEMMUZ’UNU SAVUNMAYA DEVAM EDİYORUZ KUTUPLAŞMA ARACI HALİNE GETİRİLMEMELİ”

Tezcan, “Halkın 15 Temmuz’unu savunmaya devam ediyoruz. 15 Temmuz’u bir bütünleşme aracı olarak görüyoruz. Ayrışma ve kutuplaşma aracı haline getirilmemelidir. Bu konuda hep hassas davrandık. 15 Temmuz günü anmalarının bu çerçevede yürütülmesi gerektiğini tekrar işaret etme gereği duyuruyoruz” dedi.

“HEPİMİZ MECLİSTEYDİK BOMBALARIN ALTINDA PARTİ AYRIMI GÖZETMEDEN”

Tezcan, “15 Temmuz ile ilgili bize iki davetiye geldi. Biri 6 Temmuz’da yani bir hafta önce bütün milletvekillerine geldi. Bu cumartesi günü yapılacak olan gündüz programının daveti. Meclis’in programının daveti. Basından öğreniyoruz ki bir başka 15 Temmuz kutlaması daha planlanmış bu ikinci anmanın davetiyesi henüz gelmemişti. Burada da anamuhalefet partisi genel başkanının konuşma yapmayacağı meclis başbakanın, başbakanın, MHP’nin konuşma yapacağı basına düştü.  Bunun yanlış olduğunu söyledik ve kınadık. TBMM’yi bölemezsiniz dedik. Ondan sonra tablonun değiştiğini gördük. Bu çıkışımızdan sonra 13 Temmuz’da Meclis başkanlığını davetiyesi. Başından beri 15 Temmuz’a karşı direnişte gazi Meclis’in bir kez daha kararlı ve cesaretli duruşu ile gazi Meclis olduğunu tescillediğini ifade etmiştik. Hepimiz oradaydık bombaların altında parti ayrımı gözetmeden” ifadelerini kullandı.

“TBMM’NİN GECİKMELİ  ŞIK OLMAYAN DAVETİ”

Tezcan, “TBMM’nin her ne kadar gecikmeli gönderilen üzerinde çeşitli tartışmalara neden olduktan sonra gönderilen şık olmayan bir davet ile gönderişmiş olsa da 15 Temmuz TBMM’nin halk ile beraber demokrasiyi savunma konusunda kararlı direnişini ifadesidir ve o günü kutlamak en fazla anmak TBMM’nin hakkıdır. O nedenle TBMM’nin etkinliklerinde aktif bir şekilde yer alacağız. Bütün halkımızı bu anmaya katılmaya davet ediyoruz. Bütün vatandaşlarımızın darbeye karşı demokrasiyi savunma konusunda bu kararlı duruş çerçevesinde hazır bulunmaları bizleri mutlu edecektir davet ediyoruz” açıklamasında bulundu.

“15 TEMMUZ BİR BÜTÜNLEŞMEYİ İFADE ETMELİ AYRIŞMAYI DEĞİL”

Tezcan, “15 Temmuz bir bütünleşmeyi ifade etmeli ayrışmayı değil. 15 Temmuz’u anmaya dönük hiçbir program ve adımın  ayrışmayı teşvik ve tahrik edecek dil, üslup ve biçimden uzak tutulması çok büyük önem taşıyor gerek programın devamında bütün program içerisinde herkesin büyük bir sorumluluk içerisinde davranması gerekir” dedi.

“PROVOKASYONLARA SEBEP OLMAYACAK ÜST DÜZEYDE ÖZEN GÖSTERMEK ÖNEM TAŞIYOR”

Tezcan, “Provokasyonlara sebep olmayacak üst düzeyde özen göstermek önem taşıyor. Herkesi süreci provoke etmeye dönük eylemlerden ve tutumlardan kaçınmaya davet ediyoruz. Özellikle hükümetin bu tür provokasyona dönük eylem ve tutumlara karşı gerekli hassasiyet göstermesi özenli tutum içerisinde olma beklentisi içerisindeyiz. Ancak böyle 15 Temmuz’un bir büyük bütünleşme demokrasi ekseninde ve etrafında bütünleşme günü olmasını sağlayabiliriz” dedi.

“TBMM’DEKİ PROGRAMLARDA GENEL BAŞKANIMIZ İLE MİLLETVEKİLLERİMİZ İLE BİRLİKTE OLACAĞIZ”

Tezcan, “Halkın 15 Temmuz’unun merkezinde demokrasiyi savunmak vardı bu da ancak bir büyük bütünleşme ile olacaktır. 15 Temmuz’daki programların özellikle TBMM’deki programlarda genel başkanımız ile milletvekillerimiz ile birlikte olacağız. Halkımızı da katılmaya davet ediyoruz” dedi.

CHP’Lİ VELİ AĞBABA’NIN TÖRENE KATILMAYACAĞI YÖNÜNDEKİ AÇIKLAMALARI

CHP’li Veli Ağbaba’nın törene katılmayacağı yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine Tezcan, “İletişimsizlik, görüş ayrılığı yok sadece şık olmayan bir davet şekli vardı. İlk gelen davetiyenin bakış açısının tahmini çerçevesinde soruya cevap vermiştir. Yoksa bir iletişimsizlik yok. Yeni gelen davet üzerine yapılan bir değerlendirme sonucu verilen karardır” diye konuştu.

“ANKARA’DA MECLİS’TE OLAN TÖRENLERİNE KATILACAĞIZ”

Tezcan, “Bu tür anmaların bir çok ayağı ve boyutu vardır. Sadece Ankara’da değil diğer illerde de yürüyen boyutları var. Özelikle Ankara’da Meclis’te olan törenlerine katılacağız. İlerde de gerek şehitliklere gerek şehit ailelerini ziyaret etme, resmi törenlere katılma konusunda örgütten sorumlu genel başkan yardımcılığımızın gönderdiği talimatları doğrultusunda hareket edecekler” ifadelerini kullandı.

“15 TEMMUZ’U SİYASİ ANLAYIŞIN TEKELİNE TESLİM ETMEK İSTEYEN PROGRAMLARIN PARÇASI OLMAMIZ MÜMKÜN OLMAZ”

Tezcan, “15 Temmuz’da nasıl siyasi ayrım gözetmeden direndiysek bir yıl sonraki anama törenleri de bu çerçevede olmalı. Bunları bir siyasi anlayışın tekeline teslim etmek isteyen ya da o görüntüyü taşıyan programların parçası olmamız mümkün olmaz.   resmi bütünleşme ruhunu  yansıtmasına önem verdiğimiz bölümlerinde yer alacağız” dedi.

(OHAL) “ALIŞTILAR UYUŞTURUCU MÜPTELALIĞI GİBİDİR HUKUK DIŞI YÖNTEMLERLE YÖNETME ALIŞKANLIĞI”

Başbakan Binali Yıldırım’ın, OHAL uygulamasıyla ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Tezcan, “Sayın Binali Yıldırım bizim 20 Temmuz darbesi tezimizi tasdik etmiştir. Alıştılar OHAL şartları altında Türkiye’yi yönetmek hoşlarına gitti. Bir uyuşturucu bağımlılığı haline geldi OHAL şartlarında ülke yönetmek. Dün AK Parti Genel Başkanı da bir toplantıda ‘grevleri de erteliyoruz. Ne güzel bakın bu şartlarda’ demişti.  OHAL’in emek, özgürlükler dünyasına vurduğu darbeyi ilk elden anlatmıştı. Alıştılar bir uyuşturucu müptelalığı gibidir bu hukuk dışı yöntemlerle yönetme alışkanlığı. Biz 20 Temmuz darbesine karşı tıpkı 15 Temmuz darbesine karşı nasıl mücadele ediyorsak  demokrasi ekseninde 29 Temmuz OHAL darbesine karşı da aynı eksende mücadele ediyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı. Başbakan kısa bir dönem OHAL demişti ama asıl ihtiyacın Türkiye’de  demokrasiyi yok edip tek adam rejimi kurma ihtiyacı olduğu bu sözleri ile ortaya çıkıyor demokrasi mücadelemiz devam edecek. Adalet yürüyüşünün ne kadar haklı olduğunu bir kere daha tescili olmuştur bu söz” açıklamasında bulundu.

DHA-Politika – Türkiye-Ankara – Hakime TORUN