TORBA YASA İLE 50 BİN LOJMAN SATILACAK

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen torba yasanın 65. maddesi ile 50 bin kamu lojmanının satışının gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Maddenin görüşülmesi esnasında yıkılacağı iddiaları ile gündeme gelen Şükrü Saraçoğlu Mahallesi’ne ilişkin muhalefet milletvekilleri ile Maliye Bakanı Naci Ağbal arasında tartışmalar yaşandı.

136

ANKARA (ANKA) – TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Komisyonda Bazı Vergi Kanunları İle Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı görüşülüyor. Tasarının 65. maddesi yapılan oylama ile kabul edildi. Söz konusu madde ile 50 bin lojmanın satışı gerçekleştirilebilecek. Maddenin komisyon divanı tarafından okunmasının ardından CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, “Yasa torba yasa madde torba madde ne ararsan var içinde” dedi.

“HER BİRİSİNİN ÖDEYEBİLECEĞİ KİRAYI GÖZ ÖNÜNE GETİRİN”

Lojmanların satışına izin veren madde üzerine söz alan CHP İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, “50 bin lojman kalmış durumda bu aynı sorunu kesin olarak önde tutuyor. Bu lojmanlar sadece keyif olsun diye insanlara ödül olarak verilen yerler değil. Sürekli rotasyon gören elemanlar var, herhangi bir yerde gayrimenkul sahibi olmasının anlamı yok, gittikleri yerde de bazen oturacak ev bulma olanakları da yok. Şu anda bu lojmanlarda oturan yöneticilerin her birisinin ödeyebileceği kirayı göz önüne getirin. Hepsini çıkarın ne yapacaklar? Binayı kendilerinin alması yüzde on indirimle büyük bir avantaj gibi sunuluyor. Alabilseler zaten çoktan alırlardı” şeklinde konuştu.

“MALİYE BAKANIYKEN SARAÇOĞLU MAHALLESİ’NDE OTURDUM”

Teklifteki lojman maddesinin Şükrü Saraçoğlu Mahallesi’ni doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çeken CHP’li Temizel, şöyle konuştu:

“Saraçoğlu Mahallesi’nin riske girmesinin bir nedeni vardır. Ankara metrosunda yapılan tünel sayesinde buradan gelen, Dikmen deresinden gelen yeraltı nehrinin önü kesildi ve Saraçoğlu Mahallesi ister istemez riskli bölge haline geldi. Bütün memuriyetim boyunca Saraçoğlu Mahallesi’nde oturdum, Maliye Bakanıyken de orada oturdum. En sonunda çık diye yazı yazdılar çıktım. Bakanken oturduğum lojman iki odadan ibaretti.

“50 BİN TANE KAMU GÖREVLİNİZ İNANILMAZ DERECE HUZURSUZ OLACAK”

Saraçoğlu Mahallesi onların ötesinde bürokrasi içinde gerçek anlamıyla kaynaşmaya ve Ankara bürokratı olma kültürü veren bir yerdi. Akşamları herkes bir araya gelir günlük sorunlarını da konuşurdu orada. Orası sit alanı olarak belirlenmiş. Bu tasarıyı sadece orası için yapıyorsak buna Saraçoğlu Mahallesi deriz ve buna karşı ne yapmak gerekiyorsa ona göre davranırız. Böyle bir şeye izin verecek değiliz. 50 bin tane kamu görevliniz inanılmaz derece huzursuz olacak, ‘Lojmanlar gitti biz şimdi ne yapacağız’. Bunun kadar net karşı olabileceğim başka madde yok. Yapamazsınız yapmamanız gerekir yaparsanız sonuçlarını hep beraber görürüz.”

“YIPRANMAYLA İLK YAPILIŞINDAKİ GÖRÜNÜMÜNÜ KAYBETMİŞ DURUMDA”

Şükrü Saraçoğlu Mahallesi hakkında yaşanan tartışmanın ardından konu hakkında tekrar söz alan Maliye Bakanı Naci Ağbal, Saraçoğlu projesi hakkında şöyle konuştu:

“Saraçoğlu Mahallesi cumhuriyetin ilk döneminde yapılmış, uzun yıllar gerçekten Ankara’da memurların, üst düzey kamu görevlilerinin kullandığı bir lojman mahallesine dönüşmüş, herkes tarafından bilinen bir yer ama bu yapılan uzun yılların getirdiği yorgunlukla, yıpranmayla ilk yapılışındaki görünümünü kaybetmiş durumda. Son 10 yıldır orada oturan görevliler üst düzey görevliler de değildi. Normal bizim en güzel memurumuz, düz memur. Memurumuz da oturmuş orada. Ama bu lojmanlar artık şehrin bu kadar merkezinde, bu kadar merkezi bir lokasyonda sonuçta insanız hepimiz. İnsanlar çamaşırını tabii ki balkona asacak ama biz bu geldiğimiz noktada Saraçoğlu Mahallesi’ni lojman olarak kullanmak yerine bütün Ankara’nın ortak kullanım alanı olarak nasıl değerlendirebiliriz diye bir çaba içerisine girdik.

“İNSANLARIN O ÇAMAŞIRLARI ASMASINA SAYGI DUYUYORUM”

Eski fotoğrafları çıkaralım bakalım, oradan geçtiğimiz zamanki görüntüler bir başkentin, başbakanlığın Genelkurmay Başkanlığı’nın, Meclis’in bu kadar yakınında o görüntülerin olmasına da gerek yok. Oradaki insanların o çamaşırları asmasına saygı duyuyorum hepimiz insanız ve öyle yapıyoruz zaten. Sadece bu lojmanları yıpranmışlıklarıyla aynı şekilde devam mı ettireceğiz? Yoksa bunu Ankara’ya kazandıracağımız bir projeye dönüştürebilecek miyiz?

“ANKARALILARIN UĞRAK YERİ OLAN BİR MERKEZE DÖNÜŞTÜRECEĞİZ”

Namık Kemal Mahallesi’ndeki bütün binalar tescilli yapıdır. Tescilli sit alanıdır orası. Bu projede hiçbir binanın, hiçbir kenarını yıkmayacağız. Hiçbir binayı ortadan kaldırmayacağız. Bütün binalar orijinal bugünkü halleriyle bakımdan geçirilecek, deprem dayanıklılığı kazandırılacak, içyapıları düzeltilecek ve gerçekten orası Ankara’nın bir kültür, sanat, insanların akşamları rahatlıkla gidip oturabildikleri, Ankaralıların uğrak yeri olan bir merkeze dönüştüreceğiz. Burada getirdiğimiz yasal düzenleme ile Saraçoğlu Mahallesi ile hiçbir bağlantı yok. Bununla ilgili bir Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Bu kararda Emlak Konut’a bir yer devretmedik. Taşınmazın mülkiyeti bizde. Sadece ortak proje yapmak üzere yetki aldık Bakanlar Kurulu’ndan.

“BÜTÜN DUVARLAR YIKILACAK”

Emlak Konut’un geçmişi arsa ofisine dayanır. Aslında ne kadar güzel bir rastlaşma var ki o konutları yapan ofis, dönüşüp Emlak Konut’a gelmiş, şimdi Emlak Konut en başta yaptığı o bütün mimari alanı yeni baştan Ankara’nın hizmetine sunacak bir proje yapacak. Şu anda Emlak Konut bu projeyi çalışıyor. Bütün şeyimiz şu, bugünkünden fazla yeşil olacak. Bugün etrafı kapalı. Bütün duvarlar yıkılacak, vatandaşımız oralara gidebilecek o mekanları kullanabilecek. Bütün yapılar aynen duracak sadece orta alanda, yerin altında hiçbir şekilde yukarıya bir mimari değil. Yerin üstünde de bir kat kongre merkezi yapacağız oraya.

“BUNU ANKARA’NIN PRESTİJ PROJESİ OLARAK HAYAL EDİYORUZ”

Çok küçük bir butik otel olacak. Ama bugünkünden kesinlikle daha yeşil olacak ve orada, muradımız şu orada güzel kitapçıların olduğu mekanlar olsun müzikholler olsun, kültür merkezlerinin olduğu alanlar olsun, insanlar gece de oraları kullansın. Ofis alanları olsun, bir kısmı konut alanı olsun. Yukarıda Devlet Planlama Teşkilatı’nın tarafında çok güzel bir konut alanı üretmek mümkün. Gerçekten bunu Ankara’nın prestij projesi olarak hayal ediyoruz. Emlak Konut ile konuşmalarımızda bunlar var. Bunu yapmayız da bir beton yığını yaparsak ben onun hesabını veririm. Asla buna müsaade etmeyiz. Bunu hükümet olarak da paylaşıyoruz. Tepki göstermemin sebebi binalar yıkılacak deniliyor, orası sit hepsi tescilli yapı niye binaları yıkalım? Ortadan kaldırılacak, rant alanına dönüştürülecek yok öyle bir şey.”